Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1538 E. 2023/2697 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1538
KARAR NO : 2023/2697
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen paydaşlar arası ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkillerinin ve davalıların ortak murisi….’in 05.10.1993 tarihinde vefat ettiğini, murise ait üzerinde 2 katlı dükkan ve ev bulunan 526 ada 2 parsel sayılı taşınmazın murisin ölümünden itibaren davalıların kullanımında olduğunu, bir kısmında oturup, bir kısmını kiraya verdiklerini, iştirak halinde mülkiyete tabi bu taşınmazı müvekkillerinin kullanmasına izin vermedikleri gibi kira paralarını da tek başına aldıklarını, vekil edenleri tarafından Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/259 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını belirterek şimdilik 8.000,00 TL ecrimisilin dönem faizleriyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını; ihtarname gönderilmediğini, talebin yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2015 tarihli ve 2013/187 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 20.05.2019 tarih ve 2018/3592 Esas, 2019/5303 Karar sayılı ilamında; hükme esas alınan bilirkişi raporunda önceki yıllar için ecrimisil bedelinin nasıl belirlendiğine ilişkin açıklamada bulunulmadığı, dükkanlar için, ecrimisil talep edilen ilk dönem olan 2006 yılı için, taşınmazların getirebileceği rayiç kira bedeli belirlenip, sonraki ilerleyen yıllar için ecrimisil miktarının, 2006 yılı için belirlenen rayiç kira bedellerine, ÜFE artış oranı yansıtılarak hesaplanması gerekirken, dava tarihinden geriye doğru giderek hesaplama yapılmasının doğru olmadığı,

3. Daireler bakımından ise, mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, intifadan men şartının gerçekleştiği tarihten dava tarihine kadar olan dönem için ecrimisil hesabı yapılması gerekirken, dava tarihinden geriye doğru giderek 2006 yılına kadar ecrimisil hesabı yapılması doğru görülmemiştir.

3. Kabule göre de; kabul edilen ecrimisil miktarına dönem sonları itibarıyla yasal faize hükmedilmesi gerekirken, değişen oranlar uygulanmak suretiyle yasal faize hükmedilmesi ve ayrıca daireler bakımından, 4 aylık dönem sonundan itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, her ay için ayrı ayrı faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında 1 No.lu daire bakımından; 22.02.2011-23.06.2011 dönemi için 189,06 TL haksız işgal tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, 2 ve 3 No.lu daire bakımından 22.02.2011-23.06.2011 dönemi için 680,63 TL haksız işgal tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, dükkanlar yönünden; 10.815,97 TL haksız işgal tazminatının; dönem sonları itibarıyla işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporda her bir müvekkili için 3/16 hissenin esas alınmasının hatalı olduğunu, Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2011/210 Esas sayılı ve 19.03.2012 tarihinde karara çıkan muvazaa nedeniyle tapu iptalı davası kararı ile her bir müvekkilinin taşınmazdaki hissesinin 4/16 olduğunu, raporda belirtilen ve hesap edilen dükkanlardan elde edilecek kira bedeli miktarının çok düşük olup hatalı hesaplama yapıldığını ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların dava ve ıslah dilekçelerinde hangi davalıdan ne kadar talep edildiğine ilişkin beyanda bulunulmadığını, ecrimisil bedeli davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edildiğini, taleple bağlılık ilkesi gereği davacıların müştereken ve müteselsilen talep ettiği ecrimisil bedelini sonradan bir kısmı bir davalıdan diğer kısmı diğer davalıdan şeklinde değiştiremeyeceklerini, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve diğer kalemlerin buna göre hüküm altına alınması gerektiğini, müvekkilinin oturduğu daire için ihtarname tebliğ edilmediğini, dükkanların muris tarafından gelir getiren duruma getirildiği hususu davacı tarafça iddia edilmediğini, dükkanlar uzun senelerdir kira getiriyormuşcasına bu kadar yüksek ecrimisil bedeli takdir etmesinin hatalı olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.