Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1835 E. 2023/3164 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1835
KARAR NO : 2023/3164
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mera komisyon kararının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, … ilçesi, … Köyü, …. yaylası mevkiinde müvekkiline ait tahmini 50 dönümlük taşınmazının Mersin Valiliği Mera Komisyonunun 12.12.2003 tarih ve 248 sayılı kararınca mera olarak tespit edildiğini, bu yerin müvekkiline baba ve dedelerinden onlara da kök murislerinden intikal eden bir yer olduğunu, bahsi geçen yerlerde halen çalışmakta olan Tapu Kadastro Müdürlüğü ekiplerince tarla sahipleri adına tespit yapıldığını, Mera Tespit Komisyonunun yeterli ve titiz bir inceleme yapmadan verdiği bu kararın haksız, hukuksuz ve maddi gerçeği yansıtmadığını ayrıca normal arazi Kadastro Komisyonunun da söz konusu yeri müvekkilinin adına tespit ettiğini belirterek Mersin ili Mera Tespit Komisyonunun 12.12.2003 tarih ve 248 No.lu kararının iptali ile 50 dönümlük kısmının müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2009 tarihli ve 2007/418 Esas, 2009/59 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların doğal mera alanı olduğu gerekçesiyle Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına izafeten Mersin İl Tarım Müdürlüğü aleyhine açtıkları davanın husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Dairemizin 21.12.2022 tarih, 2021/7539 Esas, 2022/7902 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mahkemenin kabulü kararının eksik incelemeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi, 4342 sayılı Mera Kanunu.

2. 4342 sayılı Mera Kanun’u 3 üncü maddede mera, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yer şeklinde tanımlanmıştır.

3. 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 5 inci maddesi ”Komisyonca tespit edilecek ihtiyaca göre aşağıda belirtilen yerler mera, yaylak ve kışlak olarak, köylere veya belediyelere tahsis edilir.
a) Kadimden beri mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan yerler ile aynı amaçla kullanılmak üzere köy veya belediyelere tahsis ya da terk edilen yerler,

b) Devletin hüküm ve tasarrufunda veya Hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt
sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerler,

c) Mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılmak amacıyla kamulaştırılacak yerler,

d) Tapu kayıtlarında mera, yaylak ve kışlak olarak görülen ve halen işgal edilen yerler.
” şeklinde düzenlenmiştir.

4. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi ”Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır. Bu sınırlandırma tescil mahiyetinde olmadığı gibi bu suretle belirlenen taşınmaz mallar, özel kanunlarında yazılı hükümler saklı kalmak kaydıyla özel mülkiyete konu teşkil etmezler.” şeklinde düzenlenmiştir.

5. 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14 üncü maddesinde ”…Yerlerin, ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe tahsis amacı değiştirilebilir ve söz konusu yerlerin tescilleri Hazine adına, vakıf meralarının tescilleri ise vakıf adına yaptırılır…” düzenlemesi mevcuttur.

6. 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 5 inci maddesinde de mera yaylak, kışlak olarak tahsis edilecek yerlerin nereler olacağı sayılmış, bu maddenin (c) bendinde `Mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılmak amacıyla kamulaştırılacak yerlerin` köy veya belediye tüzel kişiliklerine tahsisinin yapılabileceği belirtilmiştir. Anılan Yasa uyarınca, kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ancak kamulaştırma yapılmak suretiyle 4342 sayılı Yasa kapsamına alınabilir. Özel mülklerde bu yönteme uyulmadan yapılacak her türlü tahsisler Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1. No.lu protokolünün 1. maddesi ve Anayasanın 35 inci maddesine aykırılık teşkil eder. (Yargıtay 14. HD. E. 2005/9533 K. 2006/1272 T. 14.2.2006)

3. Değerlendirme
1.Davacı inceleme konusu davada, maliki bulunduğu 264, 265, 273, 274 ve 275 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı ile zilyetlik hukuki nedenine dayanmıştır. Tapu kayıtları kadastro çalışmaları sonucu 22.01.2004 yılında davacı adına tescil edilmiştir.

2. Davacı, iptalini talep ettiği komisyon kararının tapulu taşınmazlarının bulunduğu alanı kapsadığını ileri sürmektedir.

3. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma uyuşmazlığı çözmeye, sağlıklı sonuçlara ulaşmaya yeterli değildir.

4. Mahkemece davacının dayandığı tapu kayıtları ve dayanak kayıtları getirtilerek uzman bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif yapılmalı, bu kayıtların dava konusu yere ait olup olmadığı Harita Mühendisi ya da Fen Bilirkişisi tarafından tespit edilmeli, tapu kayıtlarının mera komisyon kararında belirlenen alan içinde olduğunun tespit edilmesi durumunda mera komisyon kararındaki alana isabet eden kısımlara mahsus olacak şekilde komisyon kararının iptaline karar verilmelidir.

5. Hükmün temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 21.12.2022 tarih, 2021/7539 Esas, 2022/7902 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş ise de yukarıda (1., 2., 3. ve 4.) bentlerde yazılı nedenlerle bozulması gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama ilamı kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 21.12.2022 tarihli ve 2021/7539 Esas, 2022/7902 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.