Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/193 E. 2023/1684 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/193
KARAR NO : 2023/1684
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin14.12.2015 tarih ve 2015/4381, 11543 E. K. sayılı ilamıyla kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacılar …, … ve … bakımından feragat nedeniyle davanın reddine, yargılama sırasında ölen davacı kısıtlı … mirasçıları (…- … mirasçısı olarak, …, … ve …) bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … vd. vekili, davacı … vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, muris …’in 19/10/2007 tarihinde vefat ettiğini, terekesinin borca batık olduğunu belirterek mirasın hükmen reddine ilişkin taleplerinin kabulüne ve Ankara 10. İcra Dairesi’nin 2004/17548 sayılı takip dosyasının müvekkilleri yönünden iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, davanın yasal dayanaktan yoksun olarak açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin, 22.11.2012 tarihli, 2012/100-542 E. K. sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Bozma Kararı
1. Hükmü, davalı vekili temyiz etmişlerdir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin14.12.2015 tarihli, 2015/4381-11543 E. K. sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, davacılar …, … ve … bakımından feragat nedeniyle davanın reddine, yargılama sırasında ölen davacı kısıtlı … mirasçıları (…- … mirasçısı olarak, …, … ve …) bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vd. vekili, davacı … vekili, davalı vekili temyiz etmiştir.

B. Temyiz Nedenleri
1.Davacılar … vd. vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamının 12.03.2018’de mahkeme kaleminde müvekkillerine elden tebliğ edildiğini, aynı gün ve aynı saatte müvekkilleri ve diğer davacılardan feragat dilekçesi alındığını, dilekçenin gerçek iradeyi yansıtmadığını, uzun süre Almanya’da yaşayan müvekkillerinin feragatin ne demek olduğunu bilmeden kendilerinden istenilen gider avansını ödememek adına anılan dilekçeyi verdiklerini, müvekkillerine bu feragat dilekçesi ile kazandığı davayı kaybedecekleri ve 600.000,00 TL olan borcu ödemek zorunda kalacakları söylense idi kesinlikle bu şekilde bir feragat dilekçesi vermeyeceklerini26.05.2022 tarihli duruşmada bu durumun dile getirildiğini belirterek açıklanan ve re’sen nazara alınacak sebeplerle hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; davacı …, davanın hızlı ve masrafsız şekilde sonuçlanması için dilekçe vermeleri gerektiğini söyleyince davalının da feragat dilekçesini imzaladığını, dilekçe içeriğini bilmediğini, dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı …’nın davadan feragatinin anlamsız olduğunu belirterek açıklanan ve re’sen nazara alınacak sebeplerle hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

3. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının gerekçeli karar başlığında gösterilmemesinin 6100 sayılı HMK’nın 297 /1 b maddesine aykırı olduğunu, mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelebilecek davranışlarda bulunup bulunmadıklarının mahkemece araştırılmadığını, davası reddedilen davacılar yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını, davacıların temyiz itirazlarının reddedilmesi gerektiğini belirterek açıklanan ve re’sen nazara alınacak sebeplerle hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

C. GEREKÇE
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Dava, Türk Medeni Kanununun 605/2. maddesi gereğince mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Kanununun 605/2. üncü maddesinde; “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.
” düzenlemesi yer almaktadır.

3. Değerlendirme
1.Dava, TMK’nun 605/2 nci maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu’nun 610 uncu maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilirler. Türk Medeni Kanunu’nun 606 ncı maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Dava alacaklılara husumet yöneltilerek görülür. Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2 nci fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması da zorunludur.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı … vd. vekilinin ve davacı … vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki 3 bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Mahkemece, davalı … Hazinesinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi doğru değil ise de; mahallinde düzeltilebilecek bir hata olduğu değerlendirilmiştir. Ancak feragat nedeniyle davasının reddine karar verilen davacılar …, … ve … aleyhine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nın 370/2 nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
1) Yukarıda C.3.2. numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı … vd. vekilinin ve davacı … vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2) Yukarıda C.3.3. numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hüküm sonucuna 8. bent olarak “Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılar …, … ve …’ten tahsili ile davalıya verilmesine” yazılmak suretiyle düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,

Peşin yatırılan harcın yatıranlara istek halinde iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.