Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/2032 E. 2024/126 K. 11.01.2024 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 05:03


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2032
KARAR NO : 2024/126
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/2 E., 2022/262 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki muris alacaklısının açtığı mirasın reddinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; kendisinin muris ...’tan alacaklı olduğunu, murisin 05.05.2006 tarihinde vefat etmesi sonrasında murisin mirasçılarından olan davalılardan ...'ın, kendi adına asaleten ve diğer davalı oğlu ...’a velayeten mirasın gerçek reddine ilişkin dava açtığını, ancak adı geçen mirasçıların murisin terekesinde tasarrufta bulunduklarını belirterek Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.05.2007 tarihli ve 2007/1183 Esas, 2008/582 Karar sayılı mirasın reddine dair verilen kararın iptalini talep etmiştir.


II. CEVAP
1. Davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının kötüniyetli olduğunu ve murisin davalının alacağını karşılayacak mal varlığının bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın 6 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2013/126 Esas, 2015/258 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 05.11.2018 tarihli ve 2016/1663 Esas, 2018/7339 Karar sayılı kararında belirtilen "...murisin alacaklılarının korunmasına yönelik davanın herhangi bir süreye tabi olmadığı, kanun koyucunun mirasın reddin iptali için gerekli olan altı aylık hak düşürücü süreyi mirasçıların alacaklılarının korunması için koyduğu, bu nedenle murisin alacaklılarının korunması için gerekli olan koşullar doğrultusunda araştırma yapılarak ve bu konuda tarafların gösterecekleri deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru görülmediği..." gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.10.2022 tarihli ve 2020/2 Esas, 2022/262 Karar sayılı kararında belirtilen; "...muris ...'ın tüm aktif-pasif taşınmaz ve taşınır mal varlığının araştırıldığı, murisin ölümünden önceki 5 yıl içerisinde mirası reddeden davalılar ... ile ...'a herhangi bir kazandırma yapılmamış olduğunun tespit edildiği, toplanan delil ve dinlenen tanıklardan adı geçen davalılar tarafından muris terekesinden tasarrufta bulunduklarının ispat edilemediği, davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı, davalı ...'a yemin teklifinde bulunulduğu, davalının yemini eda etmiş olduğu ve mirasın gerçek reddinin iptali şartlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Murisin borç içinde olduğunun ispatlanamadığını,

2. Tanık anlatımlarından ... ile ...’ın muris terekesinde tasarrufta bulunduklarının anlaşıldığını,

3. Toplanan tüm deliller ile yetinilmesine rağmen yemin teklifinde bulunulduğunu,
4. Mahkemece birtakım belgelerin değerlendirilmediğini,

5. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris alacaklısının açtığı mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 114 ve 115 inci maddeler ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 618 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Mirasçının murisinin terekesindeki borçlardan sorumlu olmasını engelleyen hukuki bir yol olarak mirasın reddi müessesesi bulunmaktadır. Bu müessesenin kötüniyetli olarak kullanılması sonucu tereke alacaklılarının zarar görmesi ihtimal dahilinde olup söz konusu alacaklılar, murisin mirasçısının alacaklıları olabileceği gibi murisin kendi alacaklıları da olabilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, murisin mirasçısının alacaklılarının korunması yönünden TMK’nın 617 nci maddesini düzenlemiş iken; murisin kendi alacaklılarının korunması için ise TMK’nın 618 inci maddesini düzenlemiştir.

3. Eldeki dava, murisin kendi alacaklılarının korunmasına yönelik mirasın reddinin iptaline ilişkin olup TMK’nın “Ret halinde sorumluluk” başlıklı 618 inci maddesinde, “Ödemeden âciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar. Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle âdet üzere verilen çeyiz, bu sorumluluğun dışındadır. İyiniyetli mirasçılar, ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu olurlar.” şeklinde düzenlenmiştir.

4. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.