YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2059
KARAR NO : 2023/2862
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; miras bırakan eşi …’in maliki olduğu 1141 ada 68 parsel sayılı taşınmazdaki 2 No.lu dairesinin intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini davalıya bağış yolu ile devrettiğini, yapılan işlemin saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacı ile yapıldığını ileri sürerek saklı payına tekabül eden bedelin tespiti ile tenkis bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; miras bırakan …’in 1996 yılından bu yana cemiyetlerinin bağışçısı olduğunu, 1996 yılı Temmuz ayında el yazısı ile yazıp göndermiş olduğu dilekçesi ile maliki bulunduğu dava konusu 2 No.lu mesken vasfındaki taşınmazın çıplak mülkiyetini bağışlamak istediğini bildirdiğini, bağışlandığı tarihten itibaren dava konusu taşınmaza ilişkin her türlü masrafların taraflarınca karşılandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2015 tarih ve 2012/157 Esas, 2015/131 Karar sayılı kararıyla; yapılan temliki işlem ile davacının saklı payına tecavüz edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 19.02.2019 tarih ve 2015/18713 Esas, 2019/1083 Karar sayılı ilâmında; Mahkemece eksik araştırmayla hüküm kurulduğu, murisin davalıya yaptığı temlikin saklı pay kurallarını ihlal etmek amacı ile yapıp yapmadığı hususundaki tüm delillerin toplanması, taraf tanıklarının beyanlarının alınması ve toplanan ve toplanacak deliller ile varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında bozma öncesi ve sonrası toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları dikkate alınarak davacının eşi olan muris …’in 1996 yılında Acıbadem’de bulunan taşınmazının çıplak mülkiyetini davalı kuruma bağışladığı, temlik işleminin saklı pay kurallarını ihlal etmek yani davacının saklı payını zedeleme amacı ile yapıldığı yönünde delil elde edilemediğinden, davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ve bağışlayanın bağışa konu daireden başka hiçbir taşınmazı bulunmadığından, bu bağışlama ile davacının yardıma muhtaç hâle geldiğini, davalının iddiasını ispat edemediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 561, 563, 564, 565 ve 570 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.