YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2085
KARAR NO : 2023/2817
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; anneleri ….’in 1998 yılında vefat ettiğini, annelerine ait bir kısım tarlalarda hisse intikalleri olduğunu, intikal olan bu tarlaların 1998 yılından beri davalılar tarafından işgal edildiğini, sözlü ikazlarına rağmen işgallerine son vermediklerini, işgalcilerin miras kalan yerleri ekip biçmekte olduğunu belirterek 1045, 1459, 1461, 947, 1132, 1450, 2167, 3140, 2307, 3291, 4524, 4661, 51, 84, 4586, 4275, 3910, 4099, 4310, 4340 ve 3791 parsel sayılı tarlalar ile ayrıca Kızılırmak ilçesine bağlı ….. hudutlarında kalan … ve … mevkiindeki pafta ve parsel numarasını hatırlayamadıkları taşınmazlara haksız el atmanın önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL ecrimisilin davalılardan haksız işgal tarihinden itibaren her bir dönem için tayin edilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; ortak gayrimenkullerin mirasçılar arasında 1975 yılında taksim edildiğini, davacıların da murisleri ….’ye isabet eden 5155 ve 3291 numaralı parselleri ekip biçmek suretiyle müstakilen tasarruflarına devam ettiğini, davalıların davacıların istifadelerini önleyici davranışının olmadığını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkeme 28.11.2012 tarihli ilk kararında ” 1-Davanın … ve Çankırı … …. Köyü 84 parsel yönünden kabulü ile davalı …’ın bu parsele davacıların payı oranında el atmasının önlenmesine,
2. Davanın … ve Çankırı … … Köyü 3910, 4099 ,4275, 4310, 4340, 4524, 4661, 4586, 2307, 1045 parseller yönünden kabulü ile davalı …’ın bu parsellere davacıların payı oranında el atmasının önlenmesine,
3. Çankırı … …. Köyü 5155 parselde davacıların da kullanımı bulunduğundan uzun süredir fiili kullanımın bu şekilde olması nedeni ile bu parsele açılan davanın reddine,
4. Dava konusu taşınmazlardan Çankırı …. … Köyü 3140 parsele hiç kimse tarafından el atılmadığından bu parsele yönelik açılan davanın reddine,
5. Kalan diğer davalı parsellerde davalıların el atmasının bulunmaması nedeni ile davanın reddine,
6. Davalı …’a yönelik açılan davanın bu davalının hiç el atması olmadığından reddine,
7. İş bu dava öncesinde davalılar intifadan men edilmediği için davacıların ecrimisil taleplerinin reddine” karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16.12.2015 tarihli 2014/11926 Esas ve 2015/14708 Karar sayılı ilamı ile “…06.12.2010 tarihli oturuma davacılar …,…, ve …..’nin mazeretsiz olarak katılmamaları üzerine bu davacılar yönünden davanın yenileninceye kadar HUMK’nın 409 uncu maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, adı geçen davacıların yasada belirlenen sürede davayı yenilemedikleri, buna rağmen 10.02.2014 tarihli son celsede davanın esası yönünden karar verildiği, müşterek mülkiyete tabi taşınmazlara elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istekli davada hem davacılar hem de davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu ve diğer davalıların temyize gelmedikleri dikkate alınarak bu davacılar tarafından açılan davanın temyiz eden davalı …’ın elattığı taşınmazlar bakımından açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esası bakımından yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Diğer taraftan, bir kısım taşınmazların davalılar tarafından kullanılmadığı, dava konusu taşınmazlarda davalı …’in herhangi bir kullanımının bulunmadığı ve tarafların taşınmazlarda paydaş olup davacıların davalıları intifadan men ettirmedikleri gözetildiğinde davanın reddedilen bölümünde bir isabetsizlik yoktur. Davacı …’in temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine ” karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “1-84 parsel yönünden kabulü ile davalı …’ın bu parsele davacıların payı oranında el atmasının önlenmesine,
2-Davacılar …, … ve … tarafından açılan davanın … ve Çankırı … …. köyü 3910, 4099, 4275, 4310, 4340, 4524, 4661, 4586, 2307, 1045 parseller yönünden kabulü ile davalı …’ın bu parsellere davacılar …, … ve …’in payı oranında el atmasının önlenmesine,
3. Çankırı …., …. köyü 5155 parsel, Çankırı …. …. köyü 3140 parsel ile kalan diğer davalı parseller ve davalı …’a yönelik açılan davanın reddine yönelik verilen karar kesinleştiğinden bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
4. Ecrimisil talebinin reddine ilişkin verilen karar kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
5. Davacılardan …, …, … ve … tarafından davalı …’ın el attığı 3910, 4099, 4275, 4310, 4340, 4524, 4661, 4586, 2307 ve 1045 parsel sayılı taşınmazlar için açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli davanın açılmamış sayılmasına” karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2019/413 Esas sayılı davanın bekletici mesele yapılmasına ilişkin ara karardan dönülmesinin doğru olmadığını, Avukat ….ın vekalet ibraz etmeden duruşmalara katıldığını, davacılar ve vekili oturumlara katılmadığı halde müracaata bırakılması gereken dava için duruşma günü verildiğini, davacıların tümü hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini dile getirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli davada mahkemece verilen hükmün infaza uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2 nci maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
3. Değerlendirme
Somut olaya gelince; dosya arasında yer alan güncel tapu kayıtları incelendiğinde dava konusu taşınmazların tapusunun 23.10.2013 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22-a maddesi gereğince yenileme görerek pasif hale geldiği, ada ve parsel numaralarının değiştiği görülmüştür. Bu nedenle güncel tapu kayıtları getirtilerek davacıların hak sahipliğinin devam edip etmediği tespit edildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken pasif tapu kayıtları üzerinden infaza uygun olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.