YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2090
KARAR NO : 2023/3302
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/123 E., 2022/345 K.
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait 1124 parsel sayılı taşınmaza komşu 630 parsel maliki olan davalının ağaç dikmek ve çit çekmek suretiyle el attığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, süresi içinde davaya cevap vermemiş, duruşmadaki beyanında davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2013 tarih ve 2010/210 Esas, 2013/22 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 08.12.2016 tarih ve 2016/12781 Esas, 2016/10986 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, dava konusu 1124 parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında yapılan yenileme kadastrosu sonucu 180 ada 49 sayılı parsel olarak davacı ve dava dışı kişiler adına, 630 parsel sayılı taşınmazın ise yenileme kadastrosu ile 180 ada 47 parsel sayılı olarak davalı adına tespit edildiği, tespite itiraz edilmekle tutanağın kesinleşmediğini, tespite itiraza ilişkin dava sonucunun beklenmesi, yenileme kadastrosunun kesinleşmesi hâlinde, oluşan yeni mülkiyet ve çap durumuna göre mahallinde yeniden keşif yapılarak davalının, davacının paydaşı olduğu dava konusu taşınmaza el atması olup olmadığının saptanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yerin davacı tarafın parselinde kaldığı ve içinde herhangi bir muhdesat olmadığı, bozma ilâmı gereğince yeni mülkiyet ve çap durumuna göre davalının davacının taşınmazına herhangi bir tecavüzünün olmadığı saptanmış olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde; davalının el atmasının devam ettiğini, Mahkemenin yeterince araştırma yapmadığını, 2012 yılında yapılan keşifte müdahalesi bulunan yapıların tespit edildiğini, bozma sonrası yapılan keşifte dava konusu yer üzerinde yapı olmadığı belirlenmiş ise de, seranın dava devam ederken kaldırılmış olabileceğini, davanın açıldığı tarihteki duruma göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.