YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2212
KARAR NO : 2023/3463
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1991/1009 E., 1992/488 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen geçen ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu Bursa ili, …. ilçesi, …. Köyü, ….. Mevkii, 1599 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/1744 Esas sayılı önalım mukabilinde dava ikame ettikleri 130/222800 oranındaki payı 510.000TL bedel mukabilinde …’dan satın aldığını belirterek; önalım hakkı kapsamında dava konusu hissenin davalı adına olan tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı duruşmalara katılmamış, davaya yazılı olarak cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.04.1990 tarihli kararı ile keşif bedelinin süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda III. numaralı bentte yer alan kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 15.06.1990 tarih ve 1990/8525 Esas -8779 Karar sayılı ilamında yer alan; “re’sen lüzum görülen işlerin gerektirdiği masraf taraflarca yatırılmadığı takdirde Usulün 415/2. maddesine göre Devlet Hazinesinden ödenmesine karar verilmesi gerekirken yasanın bu açık hükmüne rağmen davanın yazılı sebeple reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kabulüne, dava konusu 1599 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 130/222800 oranındaki payın iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece tebligatların müvekkiline usulüne uygun yapılmadığını, bu sebeple müvekkilinin savunma hakkını kullanamadığını, bozma sonrası mahkemece yapılan tebligatının o tarihte birlikte yaşamadığı annesine tebliğ ediliğini, kararın 29 yıl sonra tebliğe çıkarılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, bu durumun davacının dava iradesinden vazgeçmiş sayılması olarak değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmaz bedelinin çok düşük kaldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava önalım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.4721 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Türk Medeni Kanununda önalım (şuf’a) hakkı, 658 ve 659. maddelerinde düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 734. maddesi gereğince önalım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Mülga 743 sayılı Kanunun 659 maddesinin yürürlükte olduğu tarihlerde ise önalım hakkının kullanılması herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır.
2. 743 sayılı Türk Medeni Kanunun 658 inci maddenin son fıkrasında “şefiin satıma ıtttılaı gününden itibaren bir ay ve herhalde sicile şerh verildiği tarihten itibaren on sene geçmekle şuf’a hakkı sâkıt olur” hükmüyle 1 ay ve 10 yıllık hak düşürücü süreler öngörülmüştür.
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 732 nci maddesi şöyledir: “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.”
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un 734 üncü maddesinde ise, “Önalım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Önalım hakkı sahibi, adına payın tesciline karar verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır.
4. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
5. Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması Türk Medeni Kanunu’nun 2’nci maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkemece, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.