YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2309
KARAR NO : 2023/3372
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/628 E., 2023/80 K.
KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret
Taraflar arasında görülen tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı adına kayıtlı 10087 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 8683/12132 hissesinin davacı … adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, kalan 3449/12132 hissesinin davalı … Belediyesi uhdesinde kalmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline 10.12.1984 tarih ve 3141 sayılı tapu tahsis belgesi verildiğini, bu belgenin tapu kütüğüne 14.01.1985 tarih ve 165 numara ile şerh edildiğini, müvekkiline Belediyeye ait 1683 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan 133,59 m² arsa tahsis edildiğini, ıslah imar planı çalışması ile müvekkilinin evinin bulunduğu yerin 10087 ada 6 parsel olarak planlandığını, arsanın konut alanında bulunmadığını, tapu tahsis belgesinin hukuki varlığının devam ettiğini beyanla davalı İdare adına olan tapu kaydının 2981 sayılı Kanun uyarınca iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2021 tarih ve 2020/183 Esas, 2021/243 Karar sayılı kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalı adına kayıtlı 10087 ada 6 parsel numaralı 133,59 m² yüzölçümlü taşınmazın 86, 83 m²’lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı … adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, kalan kısmın davalı … Belediyesi uhdesinde bırakılmasına, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş; hükmün Dairemizce onanması üzerine bu defa davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 17.10.2022 tarih ve 2022/4718 Esas, 2022/5963 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne dair karar verilmesinde isabetsizlik bulunmuyor ise de kurulan hükmün infaza elverişli olmadığı, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil hükmü kurulurken; iptal edilen pay miktarı gösterilmeksizin metrekare olarak belirleme yapılmak suretiyle tapu iptali ve tescil hükmü kurulmuş olmadığı, Mahkeme kararının, belirtilen nedenlerle bozulması gerekirken, onanması maddi hataya dayalı olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu tapu tahsis belgesinde belirtilen miktar üzerinden DOP kesintisinin düşüldüğü, daha sonra kalan miktarın tapu kaydına tekabül eden pay oranının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı adına kayıtlı 10087 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 8683/12132 hissesinin davacı … adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, kalan 3449/12132 hissesinin davalı uhdesinde kalmasına, depo edilen 173.660,00 TL bedelin hükmün kesinleşmesinden sonra davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Tapu tahsis belgesinin tapuya şerh edilip edilmediği araştırılmadan karar verildiğini,
2. 3366 sayılı Yasa’nın 6 ncı maddesinin b bendi düzenlemesine göre Tapu Müdürlüğünden davacı, eşi veya çocukları adına kayıtlı taşınmaz bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini,
3. 25.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda rayiç değerin 242.640,00 TL olarak hesaplanmasına rağmen depo edilen bedelin düşük olduğunu,
4. Tapu tahsis belgesinin geçerlilik şartlarını taşımadığını,
5. Yargılama gideri ve vekâlet ücreti hesabının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarih ve 1996/14- 763- 864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
a. Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
b. Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasa’nın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
c. İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
ç. Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
d. Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
e. Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,
f. İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tâbi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa’nın 18 inci maddesinin maddesinin b ve c alt bentleri uyarınca maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.
g. Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
ğ. Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasa’nın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
h. İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
ı. Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
i. Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
j. Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,
k. İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tâbi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa’nın 18 inci maddesinin b ve c alt bentleri maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.6.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.