Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/2349 E. 2023/3171 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2349
KARAR NO : 2023/3171
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın tazminat yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/03/1989 tarihli ve 89/24 sayılı Belediye Encümen kararı ile dava konusu yerin 2300 m2’lik ve 2000 m2’lik kısmının 860,000,00 TL bedelle davacıya satılarak bedelinin ödendiğini ancak davalı belediyenin edimini ifa etmediğini, bu nedenle 146 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile kuzeyinde bulunan 146 ada 2 ve 3 No.lu parsel, güneyinde bulunan 146 ada 7 No.lu parsel, doğusunda bulunan 146 ada 4 No.lu parsel, batısında bulunan belediye arazisi ile çevrili olan 2.300 m2’lik kısmının ve yine söz konusu taşınmazın kuzeyi askerlik şubesi, güneyi belediye arsası, doğusu yol, batısı belediye arsası ile çevrili olan 2.000 m2′ lik kısmının müvekkili adına tapuya tescilini bunun mümkün olmadığının anlaşılması durumunda müvekkili tarafından ödenen taşınmaz bedelinin güncel değeri tespit edilerek sebepsiz zenginleşen davalıdan fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsili ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davacıya herhangi bir satış yapılmadığını, satışın yapıldığı iddia edilen tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanununun 18/e maddesi hükmü gereğince belediyeye ait taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu yararına ihtiyaç duyulmaması halinde tahsisin kaldırılmasına karar verme yetkisinin belediye encümenine değil belediye meclisine ait olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 82.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağını, davacının 03/04/1989 tarihinde yatırdığını iddia ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 17.11.2015 tarihli kararı ile “…satışın belediye meclisi tarafından yapıldığının kanıtlanamaması nedeniyle tapu iptali ve tescil isteminin reddine, davalı vekili tarafından süresinde zamanaşımı defi’nde bulunulduğu anlaşıldığından zamanaşımına uğrayan alacak yönünden de davanın reddine” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 14.Hukuk Dairesinin 15.05.2019 tarihli 2016/13225 Esas ve 2019/4423 Karar sayılı ilamı ile “….tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ancak geçersiz satış sözleşmesi uyarınca herkesin verdiğini geri alma hakkı olduğu, zamanaşımının tapu iptali ve tescil talebinin reddi kararı ile başlayacağı, bu nedenle davacının ödediği miktarın güncellenmesi sonucu oluşacak bedel yönünden alacak davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile alacak istemi yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “..satışın belediye meclisi tarafından yapıldığını kanıtlanamaması nedeniyle tapu iptali ve tescil isteminin reddine; satışa ilişkin işlemler geçerli bulunmadığında satıcının aldığı satış bedelini geri vermekle yükümlü bulunduğundan davacının 1989 yılında ödemiş olduğu bedelin dava tarihine göre uyarlandığı uzman bilirkişi raporu ve davacının bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilerek 454.051,96TL alacağın dava tarihi olan 01/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; dava dilekçesinde talep edilen 2.300 m2’lik kısım için bedel arttırım talebi yapıldığını, yapılan satış işlemi aslında satış vaadi niteliğinde olduğundan taşınmazın bugünkü güncel bedelini talep etme hakkı olduğunu, tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, talep edilen 2.000 m2’lik kısım yönünden olumlu olumsuz karar verilmediğini, dile getirmiştir.

2.Davalı vekili; satış bedelinin istenmesi davalarında zamanaşımının başlangıcı bu ümidin kesildiği tarih ise dava tarihinin 01/11/2013 olması nedeniyle bedel arttırımında bulunulan dosyada alacağın zamanaşımına uğradığını, bilirkişilerce yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, dile getirmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Belediye Encümeni’nin taşınmaz satış kararı uyarınca açılan tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkin olup uyuşmazlık, satış kararının geçersiz olması nedeniyle davalının tazminat yükümlülüğünün kapsamı ve miktarı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
1.Gerek satışın yapıldığı tarihte yürürlükte olan 1580 sayılı Belediye Kanununun 70 inci maddesi gerekse yürürlükteki 5393 sayılı Belediye Kanununun 18/e maddesi uyarınca belediyeye ait taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması halinde tahsisin kaldırılmasına karar verme yetkisi belediye encümenine değil, belediye meclisine aittir. Belediye Encümeni tarafından verilen satış kararı geçersizdir.

2.Geçersiz sözleşmeler taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmaz. Taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilirler.

3.Geçersiz satış sözleşmesi gereğince; diğerinin mal varlığına kayan değerlerin iadesi “denkleştirici adalet” düşüncesine dayanmaktadır. Denkleştirici adalet ilkesi, haklı bir sebebe dayanmadan başkasının mal varlığından istifade ederek, kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve bir eski hale getirme yükümlülüğünü ifade eder.

4.Bu bakımdan sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın iadesine karar verilirken, taşınmazın satış bedelinin alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerekir. Bu güncelleme yapılırken, güncellemeye esas alınan somut veriler tek tek uygulanarak, ödeme tarihinden ifanın imkânsız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değer her bir dönem için hesaplanmalı, sonra bunların ortalaması alınmalıdır.

5.Satım bedelinin iade tarihindeki ulaştığı bedel belirlenirken, ödenen paranın çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, ÜFE-TÜFE artış oranları, faiz, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri ekonomik göstergelerin ortalamaları göz önünde tutulmalıdır.

3. Değerlendirme
1.Somut olaya gelince, 21.03.1989 tarihli Belediye Encümeni tarafından alınan geçersiz satış kararına dayalı tapu iptali ve tescil istemli davanın reddine, ikinci kademedeki tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; satım bedelinin güncellenmiş değerini belirleyen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu Dairemiz içtihatlarına ve denetime uygun değildir.

2.Dosya kapsamında yer alan 03.04.1989 tarihli Ziraat Bankası makbuzundan anlaşıldığı üzere davacının davalı Belediyeye 21.03.1989 tarihli 89/24 sayılı encümen kararına istinaden arsa satış bedeli olarak toplamda 460.000,00 TL ödediği sabit olduğundan mahkemece uzman bilirkişi eliyle yeniden inceleme yaptırılarak Türk Lirasından altı sıfır atıldığı da gözetilerek ödendiği sabit olan bu bedelin ödeme tarihinden itibaren ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, döviz kurları, altın, memur maaşı ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri unsurların ortalamaları alınmak suretiyle uyarlama ve denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün saptanması ve bu değer üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle verilen hüküm isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.