Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/2438 E. 2023/3111 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2438
KARAR NO : 2023/3111
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacıların men’i müdahale istemlerinin aktif husumet yokluğundan reddine, ecrimisil taleplerinin kısmen kabulü ile 449,92 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların miras bırakan …’un mirasçıları olup 2013 parsel sayılı taşınmaza irsen malik olduklarını, bu taşınmaz üzerinde davalı tarafın tecavüzde bulunduğu ve davacılara ait araziyi kullandığı gibi arazi üzerinde bulunan mandalina ağaçlarının ürünlerini de yıllardan beri topladığının Menderes Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/60 Değ.iş sayılı dosyasından anlaşıldığını, davalıya ihtarname gönderildiğini, cevabi ihtarname ile ileri sürülen hususların kabul edilmediğini açıklayarak, tecavüzün giderilmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 8.710,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı …, cevap dilekçesi sunmamıştır.

2. Davalının yargılama sırasında vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2012 tarihli ve 2011/110 Esas, 2012/596 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 617 m²’lik kısma davalılarca yapılan müdahalenin önlenmesine, 3.578,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.07.2013 tarihli ve 2013/8354 Esas, 2013/10945 Karar sayılı ilamıyla “…dava el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olup, dava değerini el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamının oluşturduğunu, öncelikle davada ileri sürülen el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak dava değerinin saptanması ve saptanan değeri üzerinden harç ikmalinin sağlanması, ondan sonra işin esası bakımından bir hüküm kurulması gerekirken, anılan husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir…” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2015 tarihli ve 2013/377 Esas, 2015/287 Karar sayılı kararı ile bilirkişi raporunda A ile gösterilen 610 m²’lik kısma davalılarca yapılan müdahalenin önlenmesine, 3.578,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 2018/4238 Esas, 2019/10030 Karar sayılı ilamıyla, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,“….2. Davalı mirasçıları vekilinin ecrimisil bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, TMK’nin 718 ve 722. maddeleri gereğince dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların mülkiyetinin davacıya ait olduğu, bu nedenle dava konusu taşınmazda mütemmim cüzü olan ağaçların arzın mülkiyetine tabi olması sebebiyle tapu maliki olan davacıların dava konusu taşınmazda bulunan ağaçların da maliki olduğu kabul edildiğinden, söz konusu ağaçların geriye doğru beş yıllık net ürün bedeli olan ecrimisil talebinin yerinde görüldüğü, davalının aksi yöndeki beyanlarının anlatılan bu durumlar karşısında kabul görmediği, davalı taraf mandalina ağaçlarının kendisine ait olduğunu iddia etmişse de bu yönde iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle mandalina bahçesinin net geliri üzerinden hesaplama yapan 15.03.2012 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak bu raporda hesaplanan miktara hükmedilmişse de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, davalı mirasçıları vekili, dava konusu alandaki ağaçların davalı … tarafından dikilerek bu yaşa getirildiğini iddia etmiş ve ecrimisil bedelinin boş alan üzerinden hesaplanmasını istemiştir. Taraf beyanları, keşif, bilirkişi raporları, tanık beyanları, özellikle dava konusu 2013 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olan ve tanık olarak dinlenen dava dışı …’un beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davalı taraf dava konusu alandaki ağaçların kendisi tarafından yetiştirildiğini kanıtlamıştır. Bu durumda mahkemece, dosya içerisinde bulunan tecavüzlü alanın işgalden önceki kullanım durumuna bağlı olarak zemini itibariyle ecrimisil hesabı yapan 04.04.2014 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, bu raporda hesaplanan 899,84 TL ecrimisil bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece dava konusu alandaki ağaçların davalıya ait olduğunun ispatlanamadığından bahisle ağaç bedeli üzerinden hesaplanan ecrimisil miktarına hükmedilmesi doğru olmamıştır…”gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davacılar vekilinin vekalet ücreti ile yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli ve 2020/13 Esas, 2020/202 Karar sayılı kararı ile, davacıların konusuz kalan men’i müdahale istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil taleplerinin kısmen kabulüne, 449,92 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 13.04.2022 tarihli ve 2021/4533 Esas, 2022/2796 Karar sayılı ilamıyla;
“… 6100 sayılı HMK’nin 125/2. maddesi “Davanın açılmasından sonra dava konusu, davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder.” şeklindedir.
“O halde davacılar dava konusu 2905 ada 32 parsel sayılı taşınmazdaki paylarını devretmiş olduğundan mahkemece yapılması gereken iş, taşınmazın …’ya devredildiği gözetilerek, yeni malike açıklamalı tebligat çıkartılarak tebliğin sağlanması, malikin davayı takip edip etmeyeceğinin belirlenmesi, takip edeceğini belirtmesi halinde kaldığı yerden yargılamanın sürdürülmesi aksi takdirde sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenle hükmün bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

F. İlk Derece Mahkemesince Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, yargılama devam ederken taşınmazın …’ya devredildiği, davacıların malik sıfatının kalmadığı, yeni malike çıkarılan açıklamalı ve meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davayı takip etmediği, davacıların davayı takip ettiği, davacıların men’i müdahale talebi yönünden aktif husumetlerinin bulunmadığı, ecrimisil istemi yönünden ise aktif dava ehliyetlerinin devam ettiği, bozma ilamı doğrultusunda ağaçların davalı tarafından dikildiğinin kabul edildiği, ecrimisil hesabının bu şekilde yapılarak (el atmaya konu 617 m²’lik alan için) toplam 899,84 TL tespit edildiği, davacıların talebine konu dönemde 1/2 pay sahibi olmaları nedeniyle hak edilen ecrimisil miktarının 449,92 TL olduğu gerekçesiyle davacıların men’i müdahale istemlerinin aktif husumet yokluğundan reddine, ecrimisil taleplerinin kısmen kabulü ile, 449,92 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Gerekçeli kararda belirtilen “..davacı vekilinin 21/07/2020 tarihli dilekçesinde el atmanın sona erdiğine ilişkin beyanı itibariyle konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir…” şeklindeki gerekçesine katılmadıklarını,

2. Taşınmazı iktisap eden 3. kişi tarafından da tecavüzün sürdürüldüğünü,

3. Tapuya müzekkere yazılarak 3. kişinin de davaya dahil edilmesi ve tecavüzün devam edip etmediğinin mahallinde keşif yapılarak tespit edilmesi gerekirken bunların gerçekleştirilmediğini,

4. Men’i müdahale yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,

5.Taşınmazın mahkemece tecavüzün giderilmesi, kaydının ve dava konularının tamamen temizlenmesi şartı ile satıldığını,

6. Davanın taraflarınca sonlandırılması gerektiğini,

7. Yeni malik ile birlikte davacılık sıfatlarının devam ettiğini,

8.Sadece bir tanığın beyanları ile mandalina ağaçlarının davalılar tarafından dikildiğinin kabul edildiğini,

9. Tüm tanıkların dinlenerek söz konusu ağaçların kime ait olduğunun tespit edilmesi gerekirken eksik araştırma ile sonuca gidildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 683., ve 995 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.