YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2489
KARAR NO : 2023/3066
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi, kal ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 155 parsel sayılı taşınmazında diğer hissedar olan davalının kullandığı taşınmazının sınırda bulunan ağaçların dal ve gövdelerinin müvekkilinin ekmiş olduğu ürününe bilirkişilerce tespit edilen miktarda zarar verdiğini Kozan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/6 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespit doğrultusunda belirtilen ve müvekkilinin ürününe zarar veren ağaçların kal’ine karar verilerek zararının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim yapıldığını, davacının taksim sınırını bozacak şekilde mısır ekimi yaptığını, zararın tespit dosyasında hatalı hesaplandığını ve zarar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 28.03.2016 tarihli ve 2015/544 Esas, 2016/465 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 12.10.2020 tarihli ve 2016/17800 Esas, 2020/6085 Karar sayılı kararıyla; ”… davacı ve davalının aynı taşınmazda paydaş oldukları anlaşıldığından TMK anlamında komşuluk ilişkisi bulunmamaktadır. Mahkemece TMK 688. vd. maddeleri kapsamında müşterek mülkiyet hükümlerine göre davanın çözümlenmesi gerekirken TMK 737. vd. maddelerine göre davanın kabulüne yönelik karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; dosyada bulunan bilirkişi raporunda taşınmazda bulunan hangi ağaçların kal edileceği krokide numaralandırılmış şekilde tek tek gösterilmediği halde mahkemece hükme esas alınarak, infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması da doğru değildir…” şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; dava konusu Adana ili, … ilçesi, …. Mahallesi, 155 No.lu parselde, davacının kullanımında olan ve davalı tarafından ekilen 05.05.2022 tarihli fen bilirkişisinin rapor ekinde bulunan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9,10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74 sayıları ile numaralandırılan 74 ağacın kal’ine, yıkım için gerekli masrafların davalı tarafından karşılanmasına, davacının uğramış olduğu 246,45 TL zararın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili bozma ilamına uyulmadan karar verildiğini, taksim sınırına 3 metre uzaklıkta bulunan narenciye ağaçlarının davacıya ait bölüme bir zararı olmadığı halde mahkemece kal’ine karar verildiğini, eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kal ve tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi,
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, hükmün kapsamını düzenleyen 297 nci maddesi:
1-Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
3. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesini ihtiva etmektedir.
4. Bilindiği üzere; taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26 ncı maddesi; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.(2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.” şeklindedir.
3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yıkım masraflarının infaz aşamasında belirlenebileceği ve davalıdan bu aşamada tahsil edilebileceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş olup, mahkemece el atmanın önlenmesi ve yıkım kararı ile yetinilmesi gerekirken, infaz aşamasında belli olacak yıkım masraflarının taleple bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde davalıdan tahsiline karar verilerek hüküm kurulması doğru değildir. Bu husus bozmayı gerektirir.
3. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
4. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı tarafın mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (1.) numaralı bendinin son paragrafında yer alan ”yıkım için gerekli masrafların davalı tarafından karşılanmasına,” ibarelerinin çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.