YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2507
KARAR NO : 2023/3315
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/228 E., 2022/367 K.
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasında görülen yargılamanın yenilenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne ve davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ve davacı vekili dava dilekçesinde; Çal Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/107 Esas, 1996/191 Karar sayılı kesinleşen hükmüne esas alınan senedinde müvekkilinin adına atılan imzanın müvekkiline ait olmadığının Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1303 soruşturma sayılı dosyasında anlaşıldığını belirterek, Çal Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/107 Esas, 1996/191 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılamasının yenilenmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 12.05.2016 tarihli ve 2013/259 Esas, 2016/122 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 12.05.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.02.2022 tarihli ve 2021/8729 Esas, 2022/1282 Karar sayılı kararıyla kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği ve dava konusu taşınmazda paylaşıma yönelik bir anlaşma olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ve 1995/107 Esas sayılı dosyadaki el atmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yargılamanın iadesi koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
2. 6100 sayılı Kanun’un;
a) “Yargılamanın iadesi sebepleri” kenar başlıklı 375 inci maddesinin birinci fıkrasının d bendi şöyledir:
“Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.”
b)”Süre” kenar başlıklı 377 inci maddesinin birinci fıkrasının ç bendi şöyledir:
” (1) Yargılamanın iadesi süresi;
…
ç)375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı,
…
tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.
“
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun’un 375 inci maddesi ve 376 ıncı maddelerinde yargılamanın iadesi sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Kanun’un 375 inci maddesinin 1 inci fıkrasının d bendine göre, hükme esas alınmış olan bir senedin sahte olduğunun sonradan anlaşılması yargılamanın iadesi sebebidir. Anılan yasal düzenlemeye göre; senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun ikrar edilmiş olmasının yargılamanın iadesi sebebi teşkil edebilmesi için, bu senedin hükme esas alınmış olması gerekir. Senet hükme esas alınmamış ise, onun sahteliğine karar verilmiş olması veya sahte olduğunun ikrar edilmesi, yargılamanın iadesi sebebi teşkil etmez.
2. Dosya içeriğinden; yargılamanın yenilenmesi istemine konu Çal Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.11.2016 tarihli ve 1995/107 Esas, 1996/191 Karar sayılı kesinleşen kararın gerekçesinde aynen “taksim sözleşmenin yazılı olması şartı tapusuz taşınmazlarda aranmadığından imza incelemesine gidilmemiş, tanıkla sübutu mümkün olduğundan ve tanıklarla da taksimin olduğu dava konusu yerin davacıya kaldığı bu şekilde taksim ettikleri davalının davacı adına yere bağ dikip yetiştirdiği dosya kapsamı ve tüm delillerden anlaşılmıştır.” ifadesinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
3.Yargılamanın iadesi istemine konu kararın gerekçesi ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu senedin hükme esas alınmadığı, tanık beyanları ve diğer deliller doğrultusunda karar verildiği anlaşıldığından Mahkemece koşullarının oluşmaması sebebiyle yargılamanın iadesi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.