Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/2547 E. 2023/3169 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2547
KARAR NO : 2023/3169
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademe tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA…. Noterliği’ne ait 29.09.2010 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle kendisine veraseten kalan 451 parseldeki 3/16 hissesini davacıya satmayı vadettiğini, davacı tarafından bu satış vaadi sözleşmesi uyarınca satışı vadedilen taşınmazın davacı adına tescili olmadığı takdirde tazminat istemine dair Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesine 2013/170 Esas sayılı davanın açıldığını, terditli olan talebin kabulü ile 10.000,00 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiğini, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 18.08.2014 tarihi itibariyle bedelinin 191.625,00 TL olduğunun tespit edildiğini ancak elbirliği mülkiyeti olduğundan davacıya tapuda ferağ verilemediğini belirterek dava konusu taşınmazdaki davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile davacı adına tescilini, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi için davacıya yetki verilmesini, kabul edilmediği takdirde kısmi alacaktan 30.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile eldeki davada alınan bilirkişi raporunda taşınmazın güncel değerinin 684.375,00 TL olarak belirlenmesi nedeniyle geriye kalan 644.000,00 TL üzerinden eksik kalan harcı tamamlayarak davanın bu bedel üzerinden kabulünü istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, alacağın belirli olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının ancak sözleşmede ödediği bedelin iadesini talep edebileceğini, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/170 Esas sayılı dosyası ile davacının tapu iptali ve tescile ilişkin terditli talebi hakkında ret yönünden kesin karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; “… Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/170 Esas sayılı dosyası ile eldeki davanın tarafları, dava sebepleri ve hüküm fıkrası ile talep sonucunun aynı olduğu anlaşıldığından asli talep olan tapu iptali ve tescil davasının usulden reddine; terditli alacak talebi yönünden her ne kadar kesin hüküm nedeniyle asli talebin reddine karar verilmiş ise de; Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/170 Esas sayılı dosyası incelendiğinde bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin 191.625,00 TL olarak belirlendiği, verilen kararın Yargıtay denetiminden geçtiği, bedelin taraflar yönünden 19/03/2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihi itibariyle zamanaşımı işlemeye başlayacağından davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek davacının bakiye 181.625,00 TL yönünden davanın kısmen kabulüne” karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşme uyarınca davacı tüm alacağını aldığından hükmün kesinleşmesi ile birlikte tapu kaydındaki satış vaadi şerhinin de kaldırılması gerektiğini dile getirmiştir.

2. Davacı vekili; davacının zararının 684.375,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu tutara ilişkin ortada kesin hüküm bulunmadığını, davalının kötüniyetli olup müvekkiline mülkiyeti devretmediğini, dava konusu edilmeyen alacak hakkında bir hükmün varlığından söz edilemeyeceğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını ve bakiye 492.375,00 TL alacağa hükmedilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “bu dava tarihi itibariyle elbirliği paylıya dönüşmüş ise de; tapu iptali ve tescil talebinin reddine dair 2013/170 Esas sayılı davada verilen kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğinden tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bedel yönünden ise 2013/170 Esas sayılı dosyadaki bilirkişi raporunda keşif tarihi itibariyle belirlenen bedele hükmedilmiş ise de davalının bu husustan istinafa gelmediği, satış vaadi şerhinin kaldırılmasına yönelik de bir dava olmadığından taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine” karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davacı, 674.000,00 TL üzerinden davasını arttırdığı halde 181.625,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, ilk açılan davada hükmedilen 10.000,00 TL için hükmün kesinlik arzettiğini, bilirkişi raporunda belirtilen bedelin kesinlik arzedemeyeceğini, aradan geçen zaman içerisinde davalının dava konusu hisseyi devretmediği gibi rayiç bedelini de ödemediğini, yargılama aşamasında taşınmazın paylı mülkiyete dönüşmesi nedeniyle ifa olanağının doğduğunu, hükmün bozulması gerektiğini dile getirmiştir.

2. Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, hükmün kesinleşmesi ile birlikte tapu kaydındaki şerhin de kaldırılması gerektiğini dile getirmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkin olup uyuşmazlık kararın eksik inceleme veya hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114/1-i maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 nci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.