Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/2557 E. 2023/3510 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2557
KARAR NO : 2023/3510
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi ve kal davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin kayden maliki olduğu dava konusu 381 ve 368 parsel sayılı taşınmazlara davalının, ev – ahır – müştemilat olarak kullanmak ve hayvan gübresi, ot koymak suretiyle tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, el atmanın önlenmesini ve muhdesatın kalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde, eşi ile davacının kardeş olduğunu, eşinin babası tarafından taşınmaz üzerine ev yapması için izin verildiğini, dava konusu evin 30 yıl önce yapıldığını, dava tarihine kadar nizasız kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2013 tarihli ve 2013/1 Esas, 2013/207 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 368 parsel No.lu taşınmaz açısından açılan davanın reddine, 381 parsel No.lu taşınmaz açısından açılan davanın kabulü ile davacıya ait taşınmaza vaki müdahalenin men’i ve kal’ine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarihli ve 2018/7838 Esas, 2021/141 Karar sayılı kararıyla; hükmün infaza elverişli olmadığı, taşınmaz üzerinde, kaline karar verilen yapılardan başkaca yapılar da bulunduğundan, kaline karar verilen yapıların hangi yapılar olduğunun belirtilmesi gerektiği açıklanarak, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 381 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından ev ve ahır yapmak suretiyle el atıldığı, 368 parsel sayılı taşınmazda davalının müdahalesi bulunmadığı anlaşıldığından, 368 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, 381 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulü ile davacıya ait taşınmaza ev ve ahır inşası suretiyle yapılan el atmanın önlenmesine, 132,67 m² ev ve 62,93 m² ahırın kaline, 15.10.2021 tarihli fen bilirkişi raporu ve eki krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyizinde, eşi ile davacının kardeş olduğunu, davacının dava konusu 381 parsel sayılı taşınmazı ev yapması için eşine verdiğini, yapıyı davacının rızası ile yaptığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.