Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/2580 E. 2023/3513 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2580
KARAR NO : 2023/3513
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/235 E., 2021/717 K.
KARAR : Asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu dairenin maliklerinin gaip olması nedeniyle müvekkilinin Beyoğlu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.04.2011 tarih ve 2010/911 Esas 2011/313 Karar sayılı dosyasıyla kayyım olarak atandığını, taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını, müvekkili kurumca takdir edilen ecrimisilin ödenmesi için davalıya ihbarname gönderildiğini ancak sonuç alınamadığını belirterek, 01.01.2007 – 30.11.2011 dönemi için fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 127.620,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/582 Esas sayılı dosyasında sunmuş olduğu dava dilekçesi ile; aynı taşınmaza ilişkin 01.01.2012 – 31.12.2016 dönemi için fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 391.924,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 12.09.2019 tarihinde asıl dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taşınmazı malik …. ile yapılan 01.03.1972 tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak kullandığını ve işgalci olmadığını, malikin yurt dışında olması nedeniyle kira bedellerinin avukatına ödendiğini, davacının kayyım olarak yetkili olmadığı dönemler için ecrimisil talep edemeyeceğini, ancak yetkili olunan dönemler için talep edebileceğini, istenen ecrimisilin çok yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesinin 02.01.2012 tarihli ve 2012/1 Esas, 2014/445 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü ile; toplam 61.300,02 TL’nin dönem sonlarından itibaren işleyen yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.03.2019 tarihli ve 2018/3106 Esas, 2019/2820 Karar sayılı kararıyla; taraflara imkan ve süre verilerek, emsal kira sözleşmeleri getirilmesinin istenmesi, emsaller dikkate alınarak ilk dönem ecrimisil bedelinin tespit edilmesi ve diğer dönem ecrimisil bedellerinin ise ilk dönem ecrimisil bedeline ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak değerden az olmamak üzere takdir edilmesi ve bu şekilde belirlenecek miktara hükmedilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek sonuca gidilmesinin doğru olmadığı açıklanarak, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen taşınmazın davalı tarafça kullanıldığı, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli ek bilirkişi raporuyla ecrimisil bedelinin hesaplanmış olduğu anlaşılmakla, asıl davanın kısmen kabulü ile toplam 102.087,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile, toplam 149.151,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyizinde; yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğunu, hükmedilen ecrimisil bedelinin müvekkili kurumca takdir edilen bedelden düşük olduğunu, bu durumun kabul edilemez olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyizinde; dava konusu bağımsız bölümün 120 m2 olduğunu, belediye tarafından bildirilen ve bilirkişi raporunda değerlendirilen emsallerin dava konusu taşınmaza benzerlik taşımadığını, bildirdikleri emsalin dava konusu taşınmaza daha uygun olduğunu, emsallerin değerlendirilmesi amacıyla tekrar keşif yapılması gerektiği halde yapılmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Fazla yatırılan harcın davacıya iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.