Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/2583 E. 2023/4630 K. 11.10.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 17:14
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2583
KARAR NO : 2023/4630
KARAR TARİHİ : 11.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/89 E., 2022/569 K.
KARAR : El atmanın önlenmesi
Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilllerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; vekil edeni idareye ait 14002 ada 1 parsel ... taşınmazda davalı şirketin kira sözleşmesi ile kullanımına bırakılan 43.333 m2'lik kısmın dışında fiilen kullandığı alanlar bulunduğunu belirterek, davalının el atmasının önlenmesine ve 256.964,12 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilahare taleplerini el atmanın önlenmesi yönünden 10.146,89 m2 ve ecrimisil yönünden 292.074,06 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; A, B, C, E ve F ile gösterilen toplam 2.749,58 m2'lik kısma davalının el atmasının önlenmesine ve 72.984,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince; “..çekişmeli taşınmazda davalı tarafından tel örgü ile çevrilerek hâkimiyet alanı altına alınan bölümlerin tamamı yönünden el atmanın önlenmesine karar verilmesi, ecrimisil hesaplamasının da bu bölümler dikkate alınarak yapılması, ayrıca ecrimisil isteği yönünden mükerrer tahsil olmaması için İdare Mahkemesi’nde açılan davanın neticesinin araştırılması, sonucuna göre karar verilmesi...” gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüyle, davalının 10.146,89 m2 alana el atmasının önlenmesine ve 292.074,06 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…103.835,75 metrekare yüzölçümlü dava konusu 14002 ada 1 parsel ... taşınmazda davacı Üniversite’nin tam malik olduğu ve beyanlar hanesinde Kipa lehine 40 yıl müddetle ve 10 yıl müddetle olmak üzere iki ayrı kira şerhi bulunduğu, davalının kira sözleşmesi ile kiraladığı alan dışında bir kısım yer kullandığı, Mahkemece taraflara emsal bildirmeleri için süre ve imkan vermek ve akabinde bilirkişiden ecrimisil hesabına ilişkin rapor alınması gerektiği, kabule göre de hangi dönem için, ne kadar alacağa, hangi tarihten itibaren faiz uygulanacağı belirtilmeksizin, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuş, karara karşı taraf vekillerinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile bilirkişi raporunda T harfi ile gösterilen 10.146,89 m2 alana yönelik müdahalenin men’ine, 01.09.2005-01.09.2010 tarihleri arasında 292.074,06 TL ecrimisilin yasal faiziyle tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmemiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ...Ş vekili temyiz dilekçesinde özetle; yeşil alanları da kapsayacak şekilde ecrimisil belirlenmesinin hatalı olduğu, tecavüzlü alanın tam olarak kim tarafından kullanıldığı belirlenmeden bu alanlar için ecrimisile hükmedilmesinin doğru olmadığı, müvekkil şirketin kullanımına bırakılan alanlarla ilgili ecrimisil hesaplanmasının da hatalı olduğunu, tespit edilen ecrimisil miktarının fazla olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet ... gerek Anayasa ve Yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet ... herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
Diğer yandan; 4721 ... ... Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 ... İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 ... kararı).
25.05.1938 tarih ve 29/10 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266'ıncı vd. maddelerine uygun olmalıdır.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.