YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2586
KARAR NO : 2023/3621
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/286 E., 2022/115 K.
KARAR : Tapu iptali ve tescil talebinin reddi, terditli alacak isteminin kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli alacak isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 2558 parsel sayılı taşınmazın 50,00 m2’lik kısmının 10.000,00 TL bedel üzerinden harici satım protokolü ile davalıların murisinden satın alındığını, murislerinin ölümünden sonra yasal mirasçılarının kendi aralarında yapmış oldukları miras taksim sözleşmesine göre de bu alanın müvekkiline ait olduğunu kabul ettiklerini, buna karşın davalıların yükümlülüklerini yerine getirmediklerini ve tapuda işlem yapamadıklarını belirterek; 2558 parselde bulunan mevcut gayrimenkulün 50 m2’lik hissesi ile üzerinde bulunan mevcut dükkanın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuda tesciline, mümkün olmadığı takdirde 50 m2’lik arazi satış değeri ile üzerindeki dükkanın rayiç değerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2013/348 Esas, 2015/500 Karar sayılı kararıyla; imar çalışması sonucunda üzerinde dükkan bulunan 50 m2’lik arazinin yolda kaldığı, ayrıca taşınmazdaki şüyûûn izalesinin ivaz karşılığı dahi olsa mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2016/13703 Esas, 2020/2976 Karar sayılı ilamıyla; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, “…dosya içeriğinde davacının dava dilekçesinde açıkça tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde 50 m2’lik arazi satış değeri ile üzerindeki dükkanın rayiç değerinin tahsilini talep ettiği, Mahkemece alacak talebi yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Mahkemece alacak talebi hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken, anılan husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalıların murisi …. arasında 20/10/1984 tarihinde alım-satım protokolü düzenlendiği, düzenlenen protokolün harici satış sözleşmesi niteliğinde olduğu, hukuken gerekli şekil şartlarını taşımadığı, sözleşmede bahsi geçen binalar ve dükkanların 2558 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, ilgili parselin imar uygulamasına tabi tutularak 9974 ada 2 ve 9975 ada 1 numaralı parsellerin oluştuğu, arazinin satış değeri ile dükkanın rayiç bedeli talep edilmiş ise de harici satış için ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilinin istenebileceği ve bu miktarın da bilirkişi raporu ile hesaplandığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli alacak talebinin kısmen kabulü ile 8.767,30TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. Hakkın kötüye kullanılması yasağının uygulanmadığını,
3. Tüm mirasçılar tarafından düzenlenmiş ve imza altına alınmış miras taksim sözleşmesi ile dava konusu yerin vekil edenine ait olduğunun kabul edildiğini,
4. Taşınmazın davacıya ait olduğunun ispat edildiğini ve şekil eksikliği nedeniyle verilen ret kararının doğru olmadığını,
5. Çekişmeli yerin imar durumu hakkında çelişki bulunduğunu,
6. Tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın konusuz kalmadığını aksine yeni imar uygulaması ile yerin iki kata imarlı arsa niteliğine kavuştuğunu,
7. Dava konusu gayrimenkulün rayiç değerinin tespiti ile müvekkil tarafından yapılan binanın değerinin bilirkişi marifetiyle belirlenmediğini,
8. Dava dilekçesinde olduğu gibi, vekil edeni tarafından inşa edilen dükkanın piyasa rayiç değerinin tespit edilmesi gerektiğini,
9. Satış bedelinin güncellenmiş değeri üzerinden sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu ve saptanan bedel ile taşınmazın gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğunu,
10. Davacının sözleşmeden doğan menfi zararının karşılanmadığını,
11. Denkleştirici adalet ilkesine göre yapılan tespitinin gerçek zararı kapsamadığını,
12. Dayandıkları deliller kapsamında gerekli araştırmanın yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine yöneliktir
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 213 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237.), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri, 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 Esas, 1940/77 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.