YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2605
KARAR NO : 2023/2856
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı … vekili ve dahili davalı SGK vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi olan Mehmet …’ün 17.05.2014 tarihinde vefat ettiğini ve adı geçen murisin hazineye borçlarının bulunması sebebiyle terekesinin borca batık olduğunu belirterek mirasın hükmen reddini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili, cevap dilekçesinde; davacı tarafın murisin mirasını yasal süre içinde reddetmediğini, terekenin borca batıklığı iddiasının davacılar tarafından ispat edilmesi gerektiğini ve eldeki dava ile ilgili gerekli olan şartların araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Dahili davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde; davanın süresi içinde açılmadığını ve terekenin borca batık olup olmadığı konusunda yeterli araştırmanın yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.12.2015 tarihli ve 2015/22 Esas, 2015/903 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 17.09.2019 tarihli ve 2016/10998 Esas, 2019/5326 Karar sayılı kararındaki; “…eldeki davada yetkili mahkemenin davanın açıldığı zamandaki alacaklıların ikametgahı mahkemesi olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletnamenin sunulmasının zorunlu olduğu, davacı … vasisi …’ün Av. …’ya verdiği vekaletnamenin dayanağından Çal Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/548-536 E. K. sayılı ek kararıyla husumete izin verildiği, ancak TMK’nın 463/5. maddesinde de belirtildiği gibi mirasın hükmen reddi davasında vesayet makamının izninden sonra denetim makamından da izin alınması gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden vesayet makamından izin alınmadığının anlaşıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, dosya içeriğinden Vergi Dairesi’ne ve SGK’ya olan borcun murise değil murisin ortağı ve temsilcisi olduğu ….. Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ait olduğu, bilirkişi veya bilirkişiler eliyle murisin “yasal temsilcisi” olduğu limited şirketin defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak şirketin aktif ve pasifinin saptanması ve murisin şirketin kamu borcundan dolayı sermaye hissesi oranında şahsen sorumlu olacağı miktarın bu suretle belirlenmesi, amme alacağının şirketin malvarlığından tamamen tahsili mümkün ise bu halde davacıların borca batıklığın tespitini istemekte hukuki yararlarının bulunmayacağı gözetilerek isteğin reddedilmesi gerektiği aksi halde murisin ölüm tarihi itibariyle tespit edilen terekesinin aktifinin borcu karşılamaya yeterli olmaması halinde isteğin kabulüne karar verilmesi gerektiği, mahkemece terekenin aktif ve pasifi araştırılırken ölüm tarihinin baz alınmadığı, mahkemece yapılması gereken işin murisin 17.05.2014 tarihi itibariyle tapuda taşınmaz kaydının, trafik sicilinde araç kaydının bankada mevcut hesabının bulunup bulunmadığının araştırılması için ilgili tapu, emniyet ve banka şubelerine yazı yazılmasının olduğu, murise ait olduğu tespit edilen gayrimenkul ve menkullerde keşif yapılarak konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla ölüm tarihindeki değerleri tespit edilmesinin gerektiği, SGK ve Vergi Dairesi Başkanlığı’na olan borçların ise murisin ölüm tarihi itibariyle miktarının ve niteliğinin belirlenmesi gerektiği, murisin sorumlu olduğu miktar yönünden konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmasının gerektiği, TMK’nın 610/2. maddesine göre terekeyi sahiplenen mirasçıların mirası reddetme hakkı bulunmadığından davacı mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadıklarının da araştırılması gerektiği, murisin borçlu olduğu Denizli 2. İcra Dairesi’nin 2008/7438 sayılı dosyasına 22.10.2015 tarihinde muris adına ödemeyi kimin yaptığının belirlenmesi gerektiği, gerekçeli kararda davacı olarak davacı-kısıtlı …’ün değil de vasisi …’ün isminin bulunmasının doğru olmadığı…” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. Denizli 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2020/553 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararı ile; “Davacıların murisi …. …’ün ölüm tarihi olan 17/05/2014 tarihinde terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile, davacı mirasçılar …,…,…,…,’ün muris…..’ün mirasını reddetmiş sayılmalarına” karar verilmiş olup İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı davacılar vekili tavzih talebinde bulunmuştur.
2. Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli ve 2020/553 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararıyla davacılar vekilinin tavzih talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2022 tarih ve 2020/553 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararının 1.1 inci maddesinin; “Davacıların murisi …. …’ün ölüm tarihi olan 17/05/2014 tarihinde terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile, davacı mirasçılar …,…, …, …, … (vasisi …),…,…… mirasçıları ….,…, ….,…ve ….’ün muris …..,…’ün mirasını reddetmiş sayılmalarına,” şeklinde hükmün tavzihine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı … vekili ve dahili davalı SGK vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … yönünden;
-Davanın süresi içinde açılmadığını,
-Eldeki davada hususi olarak birtakım araştırmaların yapılması gerekirken bunların yeterince yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Dahili davalı SGK yönünden;
-Davanın süresinde açılmadığını,
-Terekenin aktif ve pasiflerinin tespiti bakımından yeterli araştırmanın yapılmadığını,
-Mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelecek tasarrufta bulunma olasılığının bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605 inci maddesinin 2 nci fıkrası.
3.Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma kararında belirtilen yargılamaya yönelik eksikliklerin bozma sonrasında giderildiği anlaşılmıştır. Muris….., …’ün vefatı tarihi itibariyle adına kayıtlı olan 162 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu tespit edilmiştir. Dosyada bulunan 15.10.2021 tarihli gayrimenkul değerleme uzmanından alınan bilirkişi raporunda, adı geçen taşınmazın toplam değerinin 21.029,00 TL olduğu belirtilmiştir. 15.04.2022 tarihli mali müşavirden alınan bilirkişi raporunda ise murisin dosyada ismi geçen limited şirtetin % 99 ortağı olduğu ve murisin vefatı tarihi itibariyle şirketten kaynaklanan borcunun 34.498,78 TL, SKG prim borcunun 22.903,66 TL ve aynı kuruma 6.213,50 TL borcunun bulunduğuna işaret edilmiştir. Bilirkişi tarafından murisin terekesinin aktif ve pasifinin değerlendirilmesi akabinde terekenin aktifinin borcu karşılamaması sebebiyle murisin terekesinin borca batık olduğu sonucuna varılmıştır.
3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekili ve dahili davalı SGK vekilinin ayrı ayrı ileri sürdükleri ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.