YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2684
KARAR NO : 2023/3271
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/64 E., 2023/67 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ön alım nedeniyle tapu iptal tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı olduğu 2539 ada 11 parsel sayılı taşınmazda davalı …’un dava dışı önceki paydaş Musa İrge’den 16.10.2017 tarihinde pay satın aldığını, müvekkilinin şufa hakkını engellemek amacıyla satış bedelinin yüksek gösterildiğini, ön alım hakkı nedeniyle dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, bedelde muvaaza iddiasını kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21/01/2020 tarihli ve 2018/556 Esas, 2020/36 Karar sayılı kararıyla; davacının bedelde muvaaza iddiası kabul edilerek bilirkişi raporunda belirlenen bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi 21.01.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 09.10.2020 tarihli ve 2020/1177 Esas, 2020/834 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Hukuk Dairesinin 09.10.2020 tarihli ve 2020/1177 Esas, 2020/834 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.12.2021 tarihli 2021/1868 Esas ve 2021/4060 Karar sayılı kararı ile “…Mahkemece, davacının bedelde muvaaza iddiası kabul edilerek tapudaki satış akdinde yazılı bedelden daha düşük bir miktarın depo edilmesine karar verilmiş ise de; davalı … ile davalıya pay satan Musa İrge’nin bedelde muvaaza yaptıkları hususu geçerli delillerle kanıtlanamamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafa tapudaki satış bedeli, harç ve masrafları depo etmesi için uygun bir süre verilmesi, belirtilen miktarın verilen süre içinde depo edilmesi halinde ön alım hakkı nedeniyle tescil hükmü kurulması gerekirken, geçerli bir saptamaya dayalı olmayan rakamın hükme esas alınarak tescil hükmü kurulmuş olması doğru görülmemiş…” gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bedelde muvazaa iddiası kabul edilmeyerek tapuda gösterilen bedel üzerinden ön alım hakkı doğrultusunda tapunun iptali ile tescili suretiyle davanın kısmen kabulü ile alınması gerekli harcın ve yapılan diğer yargılama giderlerinin tamamının davalıdan alınmasına ve 97.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince, “…Tüm dosya üzerine yapılan inceleme neticesinde; Dairemizin 2021/1868 E. 2021/4060 K. sayılı ilamı gereğince davacı tarafa 01/11/2022 tarihli celsede resmi satış senedinde gösterilen satış bedeli 700.000,00 TL yönünden eksik depo bedeli olan 571.650,00 TL’yi Ziraat Bankası Stad Şubesine daha önce depo edilen 148.350,00 TL nin depo edildiği ve nemalandırılan hesaba eklenmek suretiyle depo edilmek üzere gelecek celseye kadar süre verilmiş, mahkememize sunulan 30/01/2023 tarihli işlem makbuzu ile depo edildiği görülmekle, muvazaa iddiası kanıtlanamadığından 580.000,00 TL üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmiş, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, bedelde muvazaa iddialarına ilişkin delillerinin toplanmadığını, bedelde muvazaa iddialarının kabulünün gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz başvurusunda, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın satış bedeli ve dava değeri olarak 140.000,00 TL bedel gösterildiğini, bu meblağ üzerinden hükmolunması gereken vekalet ücreti 22.000,00 TL iken davacı lehine 97.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının ve yargılama giderleri ile harcın müvekkilinden fazla alınmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bu nedenlerle düzeltilerek onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 732 nci maddesi şöyledir: “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar ön alım hakkını kullanabilirler.”
2. Aynı Kanun’un 734 üncü maddesinde ise, “Ön alım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Ön alım hakkı sahibi, adına payın tesciline karar verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır.
3.Tarafların, davanın görülmesi ve sonuçlandırılması için ödedikleri paraların tümüne yargılama giderleri denir. Keşif giderleri, tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler, yargılama sırasında yapılan diğer tüm giderler, vekil ile takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır (6100 sayılı Kanunun 323 üncü maddesi).
4.Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan, yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. (HMK m 326). Yargılama giderlerine mahkemece re’sen hükmedilir. Yargılama gideri tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir ( HMK m. 332 / 1, 2 ).
5.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323 üncü maddesinin (ğ) bendindeki düzenlemeye göre vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır. Yine aynı Kanun’un 330 uncu maddesine göre de kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
6.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesine göre; (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin 1 inci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı vekilinin bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamamış olması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu yöndeki kabulünün bozmaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı, dava değerini 140.000,00 TL olarak göstermiş, ancak bedelde muvazaa iddiası kabul edilmeyerek ön alım değeri tapuda gösterilen satış bedeli ile ödenmesi gereken giderler toplamı olan 720.000,00 TL üzerinden kabul edilmiştir. Hal böyle olunca davacı lehine 140.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de kabul ve ret oranı esas alınarak haklılık oranına göre taraflara paylaştırılması gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek davacı lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmiş ve yargılama giderleri ile harcın tamamı davalıya yüklenmiştir. Bu husus doğru görülmediğinden davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
“Değerlendirme” Bölümünün 3 numaralı maddesinde belirtilen sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.