Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/2726 E. 2023/4205 K. 27.09.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 01:47


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2726
KARAR NO : 2023/4205
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/452 E., 2021/70 K.
DAVA TARİHİ : 13.12.2012
KARAR : El atmanın önlenmesi talebi konusuz kaldığından kararverilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulü




Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilerinin mirasbırakanlarından intikal ederek paydaşı oldukları 821 parsel sayılı taşınmazın, davalı tarafından kiraya verilmek suretiyle kullanıldığını, kendilerinin taşınmazdan faydalanamadıklarını ileri sürerek davalının müdahalesinin men'i ile ecrimisile karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı; taşınmazı korunması amacıyla kiraya verdiğini, ticari bir amaç gütmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda: “…paylı mülkiyete tabi taşınmazın davalı tarafından tek başına kullanıldığı…” gerekçesiyle el atmasının önlenmesine ve 249.444,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…tarla nitelikli, 22.880 m² büyüklüğündeki 821 parsel sayılı taşınmazın elbirliği halinde davacılar Emine, Sema, Talat, davalı ... ve dava dışı ... ve ...'e ait olduğu, tarafların kardeş oldukları, taşınmazın, tarafların ve dava dışı ...'in babası, ...'nin eşi olan mirasbırakan Osman'dan intikal ettiği, ... ve ...'in öldüğü ve paylarının taraflara intikal ettiği, kadastro müdürülüğünce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucunda taşınmazın 108 ada, 61 parsel numarasını aldığı, yapılan yenileme çalışmaları sonucunda çekişmeli 821 parsel sayılı taşınmazın 108 ada, 61 parsel numarasını aldığı gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken hukuken geçerliliği kalmayan 821 parsel sayılı taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı; haksız işgali tespit edilen davalı hakkında paya vaki el atmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken çekişmeli taşınmazdaki payı göz ardı edilerek mutlak el atmanın önlenmesine karar verilmesinin de isabetsiz olduğu; kabule göre de taşınmazda, kadastro müdürlüğünce yapılan 22/a çalışmaları sonucu oluşan 108 ada 61 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı (tüm dayanak belgeleri ile birlikte) ile dava dışı ...'in veraset ilamı dosya içeriğine alınmadan sonuca gidilmiş olmasının da doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 04.02.2021 tarihli ve 2019/452 Esas, 2021/70 Karar sayılı kararı ile; “…dava konusu taşınmazın kira getirisinin tamamının davalı tarafından alındığı, bu haliyle intifadan men koşulunun aranmayacağı” gerekçesiyle usulüne uygun alınan bilirkişi raporları ile tespit edilen ecrimisil bedellerinin tahsiline, men'i müdahale yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kabul edilen ecrimisil miktarı kadar gelir elde ettiğinin ispatlanamadığını, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, bakım ve giderlerin hesap edilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).

2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.

4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.