YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2730
KARAR NO : 2023/3585
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastral parselin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili, davalılar Adana … vekili ve Çukurova Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-birleştirilen davada davacı Hazine vekili; …. Köyü 1194 (222) No’lu kök parselin içinde bulunduğu alanda Seyhan Belediyesi ile Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan imar düzenlemelerinin idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek, kadastral parselin ihyası ile Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04/12/2012 tarih, 2009/612 Esas, 2009/721 Karar sayılı Kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Düzeltilerek Onama Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- birleştirilen davada davacı Hazine vekili ve davalı Adana … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Hüküm Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 30.10.2019 tarih, 2018/5159 Esas, 2019/7184 Karar sayılı kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporu ve krokinin kararın eki sayılmaması ve mükerrer tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesinin hükmün infazında tereddüt oluşturacağından, öte yandan davadaki istek kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin bulunduğundan, hüküm altına alınması gerekli karar ve ilam harcı ile davacı yararına hükmedilen avukatlık ücretinin maktu olması gerektiği düşünülmeksizin nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi ve davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
B. Karar Düzeltme
Düzeltilerek onama ilamına karşı davalılar Adana … ve … vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Dairemizin 09.02.2022 tarih, 2021/7010 Esas, 2022/830 Karar sayılı kararıyla; 3194 sayılı Kanunun 18. maddesine eklenen hüküm gereğince dava konusu uyuşmazlığın, idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerekmektedir. Bu nedenle davalı Adana … vekili, davalı … vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2018/5159 Esas-2019/7184 Karar sayılı düzelterek onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün belirtilen gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın yasa değişikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Adana Büyükşehir Belediyesi vekili, davalı … Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı temyizi;
3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin eldeki davaya uygulanma olanağının bulunmadığını, hatalı değerlendirmeyle davanın reddine karar verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Davalı … Belediyesi vekili;
Emsal dosyalarda yargılama giderleri yönünden lehlerine karar verildiğini, idari işlemi yapan belediyelerin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olması gerektiğini belirtmiştir.
3. Davalı Adana Büyükşehir Belediyesi vekili; taşınmazın belediyeye devri gereken yerlerden olduğunu, davanın bu nedenle reddi gerektiğini, davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen lehine yargılama gideri vekalet ücreti hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 7 nci maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesine eklenen yeni fıkraya göre; 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
2. 3194 sayılı Yasa’ya eklenen bu hüküm gereğince dava konusu uyuşmazlığın, idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerekmektedir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; dava konusu taşınmaz davalı … Belediyesi ve davalı Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından imar uygulamalarına tabi tutulmuş, ancak davalı Belediyeler tarafından yapılan imar uygulamaları İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Böylece, davacının maliki olduğu kadastral parsel üzerinde imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin dayanağı idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle sicil dayanaksız kalmış ve TMK’nın 1025 inci maddesi hükmü uyarınca imar parselleri yolsuz tescil durumuna düşmüşlerdir. Mahkemece dava tarihinden sonra gerçekleşen yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dava, davalı … Belediyesi ile davalı Adana Büyükşehir Belediyesinin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup, davanın açıldığı tarihte davacının kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden ve dava açma tarihinde haklı olduğu göz önüne alındığında, 6100 sayılı HMK’nın 331 inci maddesi gereği yapılan yargılama giderlerinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile dava konusu taşınmaz belediye sınırlarında meydana gelen değişiklik ile sınırlarına dahil olan davalı … Belediyesinin sorumlu tutulması da doğru olduğundan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili ve davalı Adana Büyükşehir Belediyesi vekili, davalı … Belediyesi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.