Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/2752 E. 2023/3592 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2752
KARAR NO : 2023/3592
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/177 E., 2023/81 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen men’i müdahale ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 38 ve 39 parsel sayılı taşınmazların 1/11 hissesinde el birliği halinde malik olduğunu, söz konusu 1/11 hissenin tarafların babalarından kalmış iken, müvekkilinin kardeşi davalının bu taşınmazlardaki paylarını 25.05.2007 tarihinde müvekkiline sattığını ve davalının taşınmazda herhangi bir payının kalmadığını, davalının bu satış öncesi kullanmakta olduğu kısmı, sat ştan sonra da kullanmaya devam ettiğini, müvekkilimin bu nedenle taşınmazda bir türlü kullanım sağlayamadığını, müvekkilinin davalıya ihtarname tebliğ ettiğini ve davalının kötü niyetli olduğunu belirterek; davalının el atmasının önlenmesi ile şimdilik 250,00 TL ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacının ağabeyi olduğunu, işlerinin kötü gitmesi sebebiyle davacıdan borç istediğini ve 60.000,00 TL tutarındaki borçlarını ödediğini, kendisinin de bunun karşılığında davacıya dava konusu 38 ve 39 parsellerdeki hisselerini ve ayrıca 30.000,00 TL tutarında senet verdiğini, ilerleyen zamanlarda da fahiş bedel ve faiz istediğini ancak ödeyemediğini, satıştan önce kullandığı yerdeki ağaçların kendisine ait olduğunu ve ağaçlara baktığını, meyvesini sattığını, taşınmazı davacıya teminat olarak verdiğini, kendisinin de buna yönelik tapu iptali ve tescil davası açacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 08.07.2020 tarihli ve 2018-212 Esas, 2020-78 Karar sayılı kararı ile; men’i müdahale talebinin kabulüne, davalının dava konusu 38 ve 39 parsel sayılı taşınmazlardaki davacıya satmış olduğu 1/11 hisselik yerlere (bilirkişi….,…’ün 09.10.2019 tarihli raporunda davalı 38 parsel içinde A harfi ile gösterilen yerin 2.534,08 m2’lik kısmına) müdahalesinin önlenmesine ve davacının ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile; 469,90 TL ecrimisil alacağının 30.11.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının işgal ettiği belirlenen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 3.000,00 m2’lik alanın tamamına müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi gerekirken mahkemece işgal edilen alanın sadece 2.534,08 nı2’lik kısmına müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazlarda hissesinin bulunmadığını, bu itibarla davalının işgal ettiği alanın tamamı için müdahalesinin menine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporu ile belirlenen ve talep artırım dilekçelerinde harcını yatırıp tamamını talep ettikleri 93.717,00 TL ecrimisilin tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu taşınmazda el birliği şeklinde maliklerden olduğundan ve davalının taşınmazlarda payı kalmadığından elbirliği malik diğerlerini de kapsayacak şekilde men’i müdahale talebinde bulunabileceğinden taşınmazın tamamına yönelik el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerine davacının men’i müdahale talebinin kabulü ile davalının dava konusu 38 parsel sayılı taşınmaza müdahalesinin önlenmesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 556,30 TL ecrimisil alacağının 27.12.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli kararına karşı süres içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 15.03.2022 tarihli ve 2021-3680 Esas, 2022-2017 Karar sayılı kararıyla gerek İlk Derece Mahkemesince gerekse Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan farklı miktardaki ecrimisil tutarının dosyada bulunan bilirkişi raporları kapsamında nasıl hesaplandığı tespit edilemediğinden mahkemece alanında uzman bilirkişilerden hükme esas alınacak denetime elverişli ek rapor ya da yeni bir rapor alınması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının men’i müdahale talebiyle ilgili karar verildiğinden ve bu karar kesinleştiğinden men’i müdahale talebi yönünden yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile; 660,42 TL ecrimisil alacağının 27.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ecrimisil talebinin tamamı olan 93.717,00 TL’nin kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalının taşınmazda hissesi kalmadığından artık intifadan men koşulunun aranmayacağı, zımni muvafakat olduğunun kabul edilemeyeceği, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, men’i müdahale ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 nci maddesinde “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. HMK’nın 297/2 nci maddesinde yer alan biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir. Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hükümde “men’i müdahale talebiyle ilgili karar verildiğinden ve bu karar kesinleştiğinden men’i müdahale talebi yönünden yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının ise bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VII. KARAR
1. Yukarıda VI-C-3-1 numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda VI-C-3-2 numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.