Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/2769 E. 2023/5521 K. 20.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 17:00


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2769
KARAR NO : 2023/5521
KARAR TARİHİ : 20.11.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2554 E., 2023/746 K.

KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/57 E., 2021/124 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar ... vd. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:



I. DAVA

1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ... ...'ın hastanede tedavi görürken resmî vasiyetname düzenleyemediğinden sözlü vasiyetname düzenlemek için tanık ... ... ve ... ...'dan yardım istediğini, mirasbırakanın vasiyetini 22.10.2017 tarihinde tanıklara ilettiğini ve tanıkların 25.10.2017 tarihinde vasiyeti kayıt altına aldıklarını, mirasbırakanın vefat etmesi üzerine tanıkların 23.11.2017 tarihinde Mahkemeye müracaat ettiklerini, vasiyetnamenin ise Milas Sulh Hukuk Mahkemesince 25.11.2017 tarihinde geçerli olup olmadığına bakılmaksızın açılıp okunduğunu, vasiyetnamenin kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu sözlü vasiyetnamenin tanıklarının mirasbırakan ... ...'ın yasal mirasçılarından ...'ın vekili bulunduğunu, sözlü vasiyetnamenin 22.10.2017 tarihinde tanıklara bildirilmesine rağmen tanıkların kanunun ilgili hükümlerine aykırı olacak şekilde 25.10.2017 tarihinde ofisine giderek vasiyetnameyi yazarak imzaladıklarını, kaldı ki miras bırakanın da 25.10.2017 tarihinde vefat ettiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.


II. CEVAP

1. Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, dava konusu vasiyetnamenin kanuna uygun olarak düzenlendiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir gecikme bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.


2. Birleştirilen davada davalılar vekili; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, sözlü vasiyetnamenin kanunun ilgili maddelerindeki şartlara uygun olarak düzenlendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.


III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı ...'ın vasiyetnameyi hazır bulunduğu Milas Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/980 Esas sayılı davada 09.07.2018 tarihli celsede öğrendiği ve kabul etmediğini beyan ettiği, eldeki davanın ise 04.02.2020 tarihinde açıldığı, bu yönüyle hak düşürücü sürenin geçtiği, birleştirilen davada davacılar ... ve ...'nın dava konusu vasiyetnameyi Milas Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/980 Esas sayılı davada hazır bulundukları 15.11.2018 tarihli celsede öğrendikleri ve kabul etmediklerini beyan ettikleri, eldeki birleştirilen davanın ise 28.10.2020 tarihinde açıldığı, bu yönüyle hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.


IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar ... vd. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.



B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince taraflarına duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilmeksizin karar verildiğini, dava konusu vasiyetnamenin kanuna aykırı olarak düzenlendiğini, vasiyetnamenin usulüne uygun olarak taraflara tebliğ sağlanmadan hak düşürücü sürenin başlamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.



C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf dilekçesinin esastan reddine karar verilmiştir.


V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.


B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kendi lehlerine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.



C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.



2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 559 uncu maddesi.


3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar ... vd. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.