Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/2775 E. 2023/3406 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2775
KARAR NO : 2023/3406
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1141 E., 2021/741 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/103 E., 2020/195 K.

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıların murisi olan ….ile düzenlediği 1980 tarihli zilyetliğin devri ve satış sözleşmesi ile ….adına kayıtlı taşınmazlardaki hisseleri satın aldığını ve bedeli tamamen ödediğini, davalıların devre yanaşmaması nedeniyle …. Mahallesi 261, 272, 273, 394, 395, 396 parseller ile 391, 392, 388 ve 393 parsellerin imar ihyası ile oluşan 461 ada 4 parselin tapu kaydının iptali ile kendileri adına tesciline, olmadığı takdirde 10.000,00

TL tazminat talep etmiştir.

2. Davacı vekili 24.04.2018 tarihli ıslah dilekçesinde talebini 289.359,80 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını ve sözleşmenin geçersiz olduğundan bahisle davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu zilyetliğin devir sözleşmesi ile devredilen yerin tapulu olduğu, dava konusu taşınmazların tapulu olmasından dolayı sözleşmenin geçersiz olduğu bu sebeple tarafların aldıklarını birbirlerine iade etmesi gerektiği, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca yapılan hesaplamaya göre ödenen bedel olan 450.000,00 TL’nin dava tarihi itibariyle güncel değerinin 48.318,98 TL olduğunun tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazlarda zilyetliği uzun süredir devam ettiğinden tapu iptal ve tescil talebinin kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca tazminat yönünden hükmedilen bedelin rayiç değer üzerinden tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, sözleşmede dava konusu 395 parsel dışındaki taşınmazların geçmediğinden bu taşınmazlar hakkında bedel talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 22.12.1980 tarihli harici satış sözleşmesinde 395 parsel sayılı tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından TMK’nın 706, mülga 818 sayılı BK.’nın 213, (6098 sayılı TBK. nun 237, Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ncı maddelerine göre hukuken geçersiz olduğundan tapu iptali ve tescil davasının kabul edilemeyeceği, tapulu taşınmazda, somut olayın özelliğine göre zilyetlik ile ayni hak kazanılamayacağı, geçersiz sözleşme nedeniyle tarafların ancak verdiklerini, haksız iktisap kuralları gereğince ve rayiç değer değil, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca harici satış bedelinin dava tarihine uyarlanan bedele hükmedileceği, her ne kadar sözleşme tarihi 22.12.1980 ile dava tarihi 23.02.2017 tarihi arasında 10 yıllık süre geçmiş olsa da; zilyetlik devam ettiği için zamanaşımı süresinin geçmediği gerekçesiyle davacı vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satış ve zilyetliğe dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 70 inci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi,

2. Kural olarak, 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre; harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. Bilindiği üzere geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder. Buna göre davacı tarafından bedelin ödeme tarihinden itibaren ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, döviz kurları, altın, memur maaşı ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri unsurların ortalamaları alınmak suretiyle denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün saptanması gerekir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu harici sözleşmenin tapulu taşınmaz hakkında yapılması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesinde ve bu itibarla tarafların geçersiz sözleşme nedeniyle aldıklarını geri vereceği ve ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca dava tarihine uyarlanan bedelin tahsiline karar verilmesinde de isabetsizlik bulunmamıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.