Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/2899 E. 2023/4628 K. 11.10.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 17:14
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2899
KARAR NO : 2023/4628
KARAR TARİHİ : 11.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/445 E., 2023/15 K.
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 877 parsel ... taşınmazın maliki olduğunu, davalı şirketin taşınmazına kurduğu baz istasyonunun üç yıldır faaliyetini sürdürdüğünü, yönetmeliklere ve fiziki koşullara uygun olmadığını, müvekkilinin rızası alınmadan kurulduğunu, müvekkilinin ve tüm köy halkının imza toplayarak baz istasyonundan rahatsız olduklarını, baz istasyonunun hem insan sağlığı hem de bitki ve hayvan sağlığı açısından son derece olumsuz etki ve zararlarının bulunduğunu ileri sürerek baz istasyonunun faaliyetinin durdurulmasına, muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, dava konusu 877 parsel ... taşınmaz içerisinde bulunan baz istasyonun kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle, Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olmadığı, fen bilirkişisi raporunda dava konusu 877 parselin kadastro sınırıyla zemindeki sınırın farklı olduğunun tespit edilmiş olduğu, davalı vekilinin baz istasyonunun bulunduğu direğin 877 parsel dışında olduğunu iddia ettiği, öncelikle bu hususun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi, baz istasyonunun dava konusu 877 parsel sınırları dışında ise uyuşmazlığın ... Medeni Kanunu'nun 877 nci maddesi kapsamında komşuluk hukuku çerçevesinde değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; uyuşmazlık konusu baz istasyonunun monteli olduğu elektrik direğinin bulunduğu yerin mülkiyeti hakkında fen bilirkişileri tarafından çok kesin teknik ifadeler kullanılamasa da mevcut kadastral durum ve ölçüm teknikleri ile davaya konu direğin 877 No.lu parselin içerisinde olduğu, davaya konu baz istasyonunun bulunduğu yerden farklı yerleşim alanına daha uzak alanlara kurulma imkanının mevcut olması, baz istasyonunun davaya konu alanda hizmet vermesinde zorunluluk bulunmaması gözetilerek mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; baz istasyonunun dava konusu taşınmazda kalmadığını, Kadastro Kanununun 22/A maddesi uyarınca yapılacak çalışma sonucunun beklenilmesi gerektiğini, baz istasyonunun limit değerlerin altında olduğunu ve zararlı olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklı el atmanın önlenmesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Bilindiği üzere; çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet, geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. 4721 s. ... Medeni Kanununun (TMK) 683 üncü maddesinde "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıktan kaçınmakla yükümlü kılan aynı Kanunun 737 nci maddesi, komşuluk ilişkilerinden ... zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir. O halde, bir toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan insancıl, gerçekçi, zorunlu temel hukuk kuralına göre, hakim; somut olayın özelliğini, taşınmazların konumlarını, kullanma amaçlarını, niteliklerini, yöresel örf ve adetleri, toplumun doğal ihtiyaç ve gerçeklerini göz önünde bulundurarak, komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlanma ve hoşgörü sınırını aşan bir taşkınlığın bulunup bulunmadığını saptama, zararı giderici önlemlerden en uygununu bulma, kaçınılmaz müdahaleleri yapmak suretiyle özverileri denkleştirme durumundadır.
Bunun içinde zararın niteliği, kapsamı ve ne surette giderileceği yönünde tarafların tüm delilleri toplandıktan, gerektiğinde yerinde keşif yapıldıktan sonra uzman bilirkişilerden bilim ve tekniğe uygun gerekçeli rapor alınması zorunludur.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamına uyulmakla oluşan usulü kazanılmış haklar ile birlikte temyiz dilekçesi içeriği de gözetildiğinde kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.