Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/2945 E. 2023/4464 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2945
KARAR NO : 2023/4464
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/451 E., 2023/36 K.
KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasında görülen yabancı mahkeme kararının tanınması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Hainburg/Main şehrindeki Hans – Heino Borchert Noterliğinde düzenlenen 28.09.2007 günlü tarafların ortak murisi …’e ait vasiyetnamenin açılmasına dair Seligenstadt Sulh Hukuk Mahkemesinin 50 IV 363/07 (2017) No.lu ve 08.08.2014 tarihli kararının tanınması ve tenfizini istemiş, 03.12.2015 günlü dilekçesi ile vasiyetnamenin açılması kararının tanınmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; tenfizi istenen kararın konusunun … Mahkemelerinin münhasır yetkisine girdiğini, Türkiye’deki taşınmazlar için … Hukukunun uygulanacağını, muris hem … hem de Alman vatandaşı olduğu için … Hukukunun uygulanacağını, murisin işlem sırasında fiil ehliyetinin bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı …’in cevap dilekçesinde bulunan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.11.2017 tarihli ve 2014/473 Esas, 2017/348 … kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 09.06.2020 tarihli 2020/691 Esas, 2020/703 … kararı ile davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 20.05.2021 tarihli ve 2020/3632 Esas, 2021/5150 … kararıyla “… … 21. Noterliğince düzenlenen 04/11/2013 tarihli ve 31179 yevmiye … vekaletname uyarınca davalı …’in, Av. … ile vekaletnamede ismi geçen diğer avukatları vekil tayin ettiği, söz konusu vekaletnamenin iş bu dosyaya 05/12/2014 tarihinde sunulduğu, 04/02/2015 tarihinde davalı …’in vekaletnamede ismi geçen vekillerinden birinin diğer vekillerle birlikte vekillik görevlerinden istifa ettiğine dair dilekçeyi ibraz ettiği, akabinde Frankfurt Başkonsolosluğunca düzenlenen 24/03/2017 tarihli ve 1575 … vekaletname uyarınca davacılar …, … ve …’in, Av…. …’ı vekil tayin ettiği, söz konusu vekaletnamenin dosyaya 27/04/2017 tarihinde sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durum, Avukatlık Kanunu 38/b maddesine aykırı bir eylem oluşturmaktadır.

O halde mahkemece; davacılar vekilinin, davacıları temsile yetkisi olmadığı belirtilerek HMK’nın 114/f ve 115/2 nci maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığını tamamlamak için davacı asillere kesin süre verilip, kesin sürenin sonucuna göre yargılamaya devam olunması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar vermiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında bozma ilamına uyularak “… murisin 28.09.2007 tarihinde düzenlediği vasiyetnamenin, yabancı mahkemece 08.08.2014 tarihinde açılıp okunduğunun anlaşıldığı, iki ülke arasında vasiyete ilişkin kararların tanınacağına yönelik anlaşma da bulunduğu yabancı ilamın tanınması gerektiği, davalı taraf, murisin vasiyet tarihinde ehliyetinin olmadığını savunmuşsa da, bu savunmanın vasiyetnamenin okunmasına ilişkin davalarda incelenmesi mümkün olmadığından savunmaya değer verilmediği” gerekçesiyle davanın kabulüne; Seligenstadt Sulh Hukuk Mahkemesinin 50 IV 363/07 (2017) No.lu ve 08.08.2014 tarihli kararının tanınmasına karar vermiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili, eksik araştırma ile karar verildiğini, cevap dilekçelerinde yer alan nedenleri ilaveten tanınması istenen mahkeme kararının kesinleşme ve apostil şerhinin bulunmadığı, vasiyetnamenin icrai nitelikte bulunduğunu, icrai işlem için tenfiz talep edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu 28.09.2007 tarihinde Hainburg Noteri Hans – Heino Borchert huzurunda yapılan 215/2007 … vasiyetnameye ilişkin Selingenstadt Mahkemesi- Tereke Mahkemesinin 08/08/2014 tarih 50 IV 363/07 (2017) No.lu dosya numaralı kararının tanınması isteğine ilişkindir.

2. Hukuki sebep
5718 … Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu’nun 50, 51, 54 ve 58 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 … Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

05.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.