YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2951
KARAR NO : 2023/3628
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; dava konusu 1245 ada 19 parsel sayılı taşınmazı davalıdan 13.10.1992 tarihinde 30.000,00 TL bedel karşılığında haricen satın aldığını, satın aldığı tarihten beri taşınmaza zilyet olduğunu belirterek, taşınmazın müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde sözleşme gereği ödenen satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi gereğince tazminine karar verilmesini talep etmiş; 05.11.2015 tarihli celsedeki beyanında dava konusu ettiği yerin taşınmazın 110 metrekarelik kısmı olduğunu belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 60 metrekaresini davacıya sattığını kabul ettiğini, davacıya sattığı 60 metrekarenin tapusunun iptali ile davacıya verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2022 tarih ve 2021/322 Esas, 2022/23 Karar sayılı kararı ile davanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden reddine, tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile 11.297,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 13.09.2022 tarih ve 2022/2547 Esas, 2022/5098 Karar sayılı kararıyla taşınmazın aynen ifrazı mümkün olmadığından davalının kabulüne konu 60 metrekare alanın ana taşınmaza oranı dikkate alınarak paylı olarak davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabul nedeniyle kısmen kabulüne dava konusu 1245 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 60/435 hissesinin davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmenin geçersiz olduğunu, tescil isteminin reddedilmesi ve ödenen satış bedelinin güncel değerinin tazminin gerektiğini, müvekkili lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, reddedilen kısım yönünden de müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, harici satış senedine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademde tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 6100 sayılı Kanun’un 308 inci maddesi ve devamı.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.