YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2980
KARAR NO : 2023/3642
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 6. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri dava dilekçesinde; davalılardan …, … ve …..’nun borçlarından dolayı İcra ve İflas Kanunu’nun 121 inci maddesi uyarınca icra mahkemesinden alınan yetki belgesi uyarınca davalıların elbirliği hâlinde maliki olduğu dava konusu taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2002/221 Esas sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 16.12.2002 tarih ve 2002/7669 Esas, 7907 Karar sayılı ilâmında; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 648 inci maddesi gereği davanın kayyım tarafından açılıp, kayyım huzuru ile davaya devam edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında birleştirilen 2003/ 671 Esas sayılı davanın reddine, diğer davaların kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili, davalılar … ve ….. vekili, davalı … temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … vekili temyiz dilekçesinde;
Davacı hakkında verilen davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı … ve davalı ….. vekili ve davalı … temyiz dilekçelerinde, tereke temsilcisinin davaya katılımı sağlanmadan ve taraf teşkili usulüne uygun oluşturulmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu’nun 121 inci maddesi gereğince yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
2. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer …. karşı açar. HMK’nın 27 nci maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. ….. veya ortaklardan birinin ölümü hâlinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
3. Borçlunun elbirliği hâinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı İcra Hâkimliğinden İcra İflas Kanunu’nun 121 inci maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hâkiminden yetki belgesi alınması zorunludur. İcra hâkiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan icra müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması hâlinde dava hemen reddedilmeyip davacı tarafa icra hâkiminden yetki belgesi almak üzere süre verilmelidir.
4. İcra mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak açılan davalarda kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir.
5. Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davalarda birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibarıyla taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek kadar (sayıda) taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddi gerekir.
6. Bu şekilde açılacak davalarda borçlu ortak (paydaş) dahil tüm ortakların (paydaşların) davaya dahil edilmeleri zorunludur.
7. Ancak; 5578 sayılı Kanun’la değiştirilen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8 inci maddesi gereğince bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne sebeple gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda, bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların 3 üncü şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği hükmü mevcut iken; 5403 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle; “Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez. Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz….” şeklinde düzenleme yapıldığından, artık asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki arazilerde de payın üçüncü şahıslara satışı ve devri mümkün hâle gelmiştir.
3. Değerlendirme
1. Dosyanın incelenmesinde, borçlu davalılardan …’ın dava konusu 259 ada 26 parsel sayılı taşınmazda payının paylı mülkiyet hâlinde bulunduğu, dava niteliğinin İİK’nun 121 inci maddesi uyarınca yetki belgesine istinaden açılan ortaklığın giderilmesi istemine yönelik olduğu hususu dikkate alındığında, bu davalı yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
2. Ayrıca 259 ada 26 parsel sayılı taşınmazda kat mülkiyeti tesis edilmiş olup davalılar bağımsız bölüm maliki hâline geldiği hâlde 259 ada 26 parsel sayılı taşınmazın tamamının satışına karar verilmesi de doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.