Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/3007 E. 2023/4066 K. 25.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 20:31
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3007
KARAR NO : 2023/4066
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/238 E., 2022/829 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastral parselin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti davacılara ait bulunan eski 690 No.lu kadastral parselin tamamının imar uygulaması sonucunda 4740 No.lu parselde belediye hizmet alanı olarak ayrılarak tapuda davalı ... adına tescil edildiğini, imar planının iptali isteği ile idare mahkemesine başvurduklarını ileri sürüp; 4740 No.lu parselin tapusunun iptali ile payları oranında davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ..., davacıların imar uygulamasının idare mahkemesinde iptal ettirmeden böyle bir dava açma hakları bulunmadığı, yargılamanın adli yargı mahkemelerinin görevi dışında olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Dahili davalı Hazine ise davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2020 tarihli ve 2020/4044 Esas, 2021/1533 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 08.03.2021 tarihli ve 2020/4044 Esas, 2021/1533 Karar sayılı kararıyla; ''...Öncelikle dava konusu 690 parsel sayılı taşınmazın geri dönüşüm işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı, eski geometrik ve mülkiyet durumuna dönülüp dönülmediği araştırılmalıdır. Dava konusu 690 parselin eski geometrik ve mülkiyet durumuna dönülmediğinin anlaşılması halinde ise bilirkişiden ek rapor alınarak, taşınmazın kadastral sınırları metrekare olarak infazda tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, kamusal bir uygulama olan ve kişilerin iradesi dışında gerçekleştirilen imar işlemine karşı açılan davalarda kabul kararı verilmesi halinde, imar parsel maliklerine harç, yargılama masrafı ve avukatlık ücreti yüklenemeyeceği halde dahili davalı ... Hazinesinin anılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulması da isabetsizdir.'' şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.
B. İlk DereceMahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 690 parselin eski geometrik durumuna dönülerek yeni bir imar uygulaması yapıldığı ve 482 ada 3 parselin davacılar adına tescil edildiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; yargılama gideri ve vekalet ücretinin taraflarına yükletilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331 inci maddesinin ilk fıkrasında; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesi mevcuttur.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Dava konusu taşınmaz davalı ... Belediyesi tarafından imar uygulamasına tabi tutulmuş, ancak imar uygulaması İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Böylece, davacıların maliki olduğu kadastral parsel üzerinde imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin dayanağı idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle sicil dayanaksız kalmış ve TMK'nın 1025 inci maddesi hükmü uyarınca imar parselleri yolsuz tescil durumuna düşmüşlerdir. Mahkemece dava tarihinden sonra gerçekleşip kesinleşen imar değişikliği nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dava, davalı ... Belediyesinin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup, davanın açıldığı tarihte davacının kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden ve dava açma tarihinde haklı olduğu göz önüne alındığında, 6100 sayılı HMK'nın 331 inci maddesi gereği yapılan yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalı ... Belediyesinin sorumlu tutulması da doğru olduğundan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; usul ve yasaya uygun hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.