YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/324
KARAR NO : 2023/1755
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti kendisine ait olan dava konusu 143 ada 26 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yapılmasının, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 05.11.1999 tarihli kararı ile yasaklandığını, bu nedenle taşınmazı kullanamadığını belirterek, geriye dönük 5 yıl için ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1 inci derece arkeolojik SİT alanında olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2015 tarihli ve 2015/364 Esas, 2015/652 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 17.771,94 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.01.2020 tarihli ve 2018/4638 Esas, 2020/31 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın ilk kez ne zaman sit alanı içerisine alındığı ya da korunması gerekli kültür varlığı niteliği verildiği kararının ayrıntısının sorulup belirlenmesi, ayrıca Kültür ve Tabiat varlıkları Koruma Yüksek Kurulu’nun 05.11.1999 tarihli ve 658 sayılı kararının getirtilmesi, bundan sonra davacının dava konusu taşınmazı tapudan satın aldığı 23.07.2003 tarihinde taşınmazlar üzerinde söz konusu kullanım kısıtlamasının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, davacının taşınmazları satın aldığı tarihte Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararında da belirtildiği gibi toprak sürümüne dayalı tarımsal faaliyetlerin yasaklanıp yasaklanmadığı tespit edildikten sonra, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Tapu Müdürlüğü ve İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından dava konusu taşınmazlara ilişkin tarımsal faaliyet yasağı bulunmadığının bildirildiği, Kültür Varlıklarını Koruma ve Bölge Kurulunun 26.04.1995 tarihli kararı ile dava konusu taşınmazların arkeolojik sit alanı içinde kaldığı, sınırlı mevsimlik faaliyetlere devam edilebileceği, uygun görülmesi halinde seracılık faaliyetlerine devam edilebileceği, mevcut ağaçlardan ürün alınabileceği ancak toprağın sürülmesine dayalı faaliyetlerin kısıtlanmasına karar verildiği, davacının taşınmazı devraldığı tarih ve kurul kararı dikkate alındığında haksız işgal tazminatı için gerekli koşulların oluşmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde, dava konusu taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin kısıtlanması nedeniyle tasarruf hakkının kısıtlandığını, tapuda şerh bulunmasının ecrimisile hükmedilmesine engel olmadığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.