YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/328
KARAR NO : 2024/467
KARAR TARİHİ : 24.01.2024
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/133 E., 2022/1220 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/322 E., 2018/629 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 4502 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca Kırşehir Belediyesi adına tescil edildiğini, tescilin yolsuz olması nedeni ile Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, davanın yöreyi bilen mahalli bilirkişilerin olmadığı gerekçesiyle usulden reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, oysaki benzer davalarda mahalli bilirkişilik yapacak kişilerin olduğunu, bu nedenle yeniden dava açıldığını belirterek taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kırşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/393 Esas dosyasının bu dava ile kesin hüküm oluşturduğunu, her ne kadar davacı tarafça usulden reddedildiği belirtilmişse de ret kararının esasa ilişkin olduğunu ileri sürerek davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/393 Esas sayılı dosyasındaki davanın taraflarının, dava sebeplerinin, hüküm ile talep sonucunun eldeki dava ile aynı olduğu ve ilk davada verilen kararın şekli anlamda da kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; keşif ve bilirkişi araştırmasının usul hukukuna ilişkin olduğunu, mahkemece bu nedene dayalı verilen ret kararının usule ilişkin olduğunu, Yargıtay kararları doğrultusunda davanın usulden reddedilmesi halinde ikinci davada kesin hüküm arz etmeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/393 Esas, 2016/204 Karar sayılı davanın tarafları ve konusunun görülmekte olan dava ile aynı olduğu, kesin hüküm oluşturduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru görüldüğü gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114, 303, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Kanun’un “Kesin Hüküm” başlıklı 303 üncü maddesinde “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” denilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 üncü maddesinde dava şartları hükme bağlanmış, aynı maddenin “i” bendinde, aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartlarından olduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda, Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/393 Esas, 2016/204 Karar sayılı dosyasında, tapu iptal ve tescil isteminin esasa yönelik nedenlerle reddedildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği ve temyiz incelemesine konu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve özellikle ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.