Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/343 E. 2023/1441 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/343
KARAR NO : 2023/1441
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasında istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin … Mevkiinde bulunan 1 ada 2 parseldeki tarlanın babasından intikal ettiğini, diğer hissedarlardan davacının kardeşi Kadir’in ve eşi olan Hatice Evli’nin 1/32 hisseyi davalıya sattıklarını, davacının bu satışı tapuda işlem yaptırırken 08.02.2017 tarihinde öğrendiğini, kanuni önalım hakkını kullandığını belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, dava konusu satış işleminde muvazaalı bir işlem söz konusu olmadığını, resmi satış senedinde yazılı bedelin gerçek satış bedeli olduğunu, davacının iddiasında geçen taraflar arasındaki gerçek satış bedelinin ne olduğunu tutar olarak somutlaştırması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2018 tarihli ve 2017/87 Esas, 2018/109 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile; dava konusu … Mevkiinde bulunan 1 ada 2 sayılı taşınmazın davalı … adına kayıtlı bulunan 1/1 oranındaki hissesinin tapu kaydının iptali ile tapu kaydı iptal edilen bu kısmın davacı … adına kayıt ve tesciline, davacı tarafça… Şubesi nezdinde açtırılan hesaba depo edilen 142.981,00 TL önalım bedelinin hesapta oluşan nemalarıyla birlikte karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.01.2019 tarihli ve 2018/1559 Esas, 2019/154 Karar sayılı kararıyla; davalı tarafça 1/32 hisse satın alındığı, davanın 1/32 hisse yönünden açıldığı, mahkemece hükmün gerekçe kısmında ve kısa kararda 1/32 payın iptaline karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “1/1 oranındaki” hissenin iptaline karar verilmesinin maddi hatadan kaynaklandığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce 16.05.2022 tarih ve 2022/2257 Esas, 2022/3420 Karar sayılı ilamında; “…taşınmazın yeni parsel numarası üzerinden davalıya ait payın akıbeti de araştırılarak hüküm kurulması gerekirken sicil kaydı kapatılan ve üzerinde işlem yapma olanağı kalmayan tapu kaydına dayalı olarak kurulan hüküm infaza elverişli olmadığı…” gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…ilgili tapu sicil müdürlüğünden gelen müzekkere cevaplarına göre istinaf incelemesine konu mahkeme kararının davalı vekilinin talebi doğrultusunda 10.04.2018 tarihinde bedel ve tescil yönünden kısmen kesinleştirildiği, söz konusu taşınmazlardaki davalı payının imar uygulaması sonucu değil, kesinleşen bu kararın infazı sonucu ortadan kalktığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde harca esas değer 10.000,00 TL olarak gösterilmiş olup, yargılama sırasında davalı tarafça eksik harcın tamamlatılması talebinde bulunulmadığı gibi harcın da tamamlanmadığı, davacı tarafça bedelde muvazaa iddiasından da vazgeçildiği anlaşıldığından davalı tarafa vekalet ücreti verilmemesinde usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak davacı lehine dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen 10.000,00 TL dava değeri üzerinden vekalet ücreti verilmesi gerekirken harcı tamamlanmayan önalım bedelinin tamamı üzerinden vekalet ücreti verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne dair…”
karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararında davalı taraf aleyhine yargılama giderine hükmetmesi ve lehine vekalet ücretine hükmetmemesi nedeniyle bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; yargılama gideri ve vekalet ücretinin doğru verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.