Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/347 E. 2023/4369 K. 03.10.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 11:55
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/347
KARAR NO : 2023/4369
KARAR TARİHİ : 03.10.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2816 E., 2022/2551 K.
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/289 E., 2017/543 K.
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşmasız isemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.09.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Av. ... ve Av. ... ... ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 3416 parsel ... taşınmazda paydaş olduğunu, diğer paydaş ... Başmısırlı'nın 1/2 payını 01.09.2016 tarihinde 1.579.800,00 TL bedel ile davalı ...'ya sattığını belirterek, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, her paydaşın yıllardan beri kendilerine ait bölümü kullandığını, davacının eşi ... ile satıcının eşi ...'nın ortak olduğunu, taşınmazın istinat duvarı ile ikiye bölünerek 6500 m²'lik kısmının davacının eşi ve satıcının eşinin ortak olduğu ... A.Ş. tarafından kullanıldığını, 4000 m²'lik diğer kısmın ise ilk malik ... A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ye kiraya verildiğini, 2008 yılından itibaren taşınmazın 4000 m²'lik kısmının davalı tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/554 Esas, 2019/208 Karar ... kararı ile davacı vekillinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararları
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/1695 Esas, 2020/363 Karar ... kararı ile fiili taksim olgusunun ispatlanması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/1670 Esas, 2022/4546 Karar ... kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Dairemizin 28.06.2022 tarihli ve 2021/1570 Esas, 2022/4546 Karar ... kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırılmasına karar verdiği, dolayısıyla hükümsüz hale gelen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacının yaptığı istinaf başvurusunun tekrardan incelenerek başvurunun esastan reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğine ilişkin değerlendirmenin eksik incelemeye dayalı olduğunu beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ve Bölge Adliye Mahkemesince duruşma yapıldığı halde müvekkili lehine duruşma vekalet ücretine hükmedilmediğini beyan ederek kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 326 ıncı maddesi şöyledir:
"(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir."
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan 03.09.2022 tarihli ve 31942 ... Resmi Gazetede yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi ve istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmış olması nedeniyle davalı lehine anılan tarifede belirtilen vekalet ücretine hükmedilmemiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik diğer temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “71.344 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “176.929,13 TL” ibaresinin yazılması ve hüküm fıkrasına (11) numaralı paragraf olarak "Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.