Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/3482 E. 2023/4277 K. 28.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 01:48
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3482
KARAR NO : 2023/4277
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/37 E., 2023/87 K.
DAVA TARİHİ : 19.06.2007
KARAR : Asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil veya tazminat, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili, davalı ... vekili, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ..., yükleniciye bırakılan 14 numaralı bağımsız bölümü temlik aldığını, kaba inşaat ile arsa bedelini ödediğini ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini veya TMK’nın 724 üncü maddesi gereği adına tescilini veya TMK’nın 723 üncü maddesi uyarınca şimdilik 6.000,00 TL bedelin alınmasını istemiş; ıslah dilekçesi ile de bedeli 26.156,00 TL’ye yükseltmiştir.
2. Birleştirilen davada da davacı S.S. Çandarlı Yapı Kooperatifi, davalı ...’in yükleniciden temlik aldığı taşınmazı kullandığını, yüklenici ile aralarındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin hükmen feshedildiğinden davalının taşınmazı kullanma hukuki gerekçesinin kalmadığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ile 7.500,00 TL ecrimisilin alınmasını istemiş, ıslah dilekçesi ile de bedeli 15.800,00 TL’ye yükseltmiştir.
3. Davacı vekili 06.04.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 177 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 180 inci maddesi uyarınca davanın davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren sadece tapuda davalı kooperatif adına kayıtlı İzmir ili, Dikili ilçesi, 379 ada 1 parsel sayılı yer üzerinde inşaa edilmiş 14 nolu dubleks yapıya ait tapu iptali ve davacı adına tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici, binayı kaba inşaat olarak Sefer’e teslim ettiğini belirtmiş; davalı kooperatif, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2020 tarih ve 2017/397 Esas, 2020/398 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden, davanın kabulü ile 26.156,00 TL'nin 6.000,00 TL'lik kısmına dava tarihi olan 19.06.2007 tarihinden itibaren, bakiye 20.156,00 TL kısmına ıslah tarihi olan 05.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı S.S. Çandarlı Özlem Sahil Arsa ve Konut Yapı Kooperatifinden alınarak davacıya verilmesine, davalı Haskum Yapı Malzemeleri Şirketi aleyhine açılan davanın reddine; birleştirilen dava yönünden, davanın kabulü ile el atmanın önlenmesine, ecrimisil talebine ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kooperatif vekili, davacı-davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 31.05.2021 tarih ve 2021/1686 Esas, 2021/3636 Karar sayılı ilamında; birleştirilen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası yönünden; davalı-davacı Kooperatif vekili ile davacı-davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddine karar verilmiştir.
3. Asıl dava yönünden davacı-davalı vekili ve davalı-davacı Kooperatif vekilinin temyiz itirazları yönünden; mahkemece her ne kadar 14. Hukuk Dairesinin 2015/10827 Esas, 2016/2960 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de davacı-davalı vekilinin davalı yüklenici şirkete yöneltmiş olduğu adi yazılı satış sözleşmesinden kaynaklanan müspet zararına ilişkin talebinin reddedilmesi usule aykırı bulunmuştur.
Ayrıca, davalı-davacı Kooperatif'in önceki bozma ilamında belirtildiği gibi yalnızca inşaatın tamamlanma bedelinden sorumlu tutulması gerekirken, kaba inşaat bedeli ile birlikte inşaatın tamamlanma bedelinden sorumlu tutulmuş olması da doğru görülmemiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davacının taşınmazı kaba inşaat olarak davalı yükleniciden edindiği, davacının dava konusunu kaba inşaat olarak teslim aldığı ve tamamladığı, yüklenicinin arsa malikine karşı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin hükmen feshedildiği, yüklenicinin artık davacıya karşı sözleşmeden kaynaklı mülkiyeti nakletme borcunu yerine getiremeyeceği, bu sebeple davacının 6098 sayılı Kanunu'nun 96 ncı maddesi uyarınca müspet zararından sorumlu olduğu, inşaatın tamamlanma bedelinin bilirkişi raporu ile 41.616,00 TL tespit edildiği, ıslah dilekçesinde talep aşılmayarak aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili her ne kadar davanın tamamen ıslahını ve delillerin toplanmasını talep etmiş ise de 6100 sayılı Kanunu'nun 176 ıncı maddesinin 2 inci fıkrası uyarınca davada ikinci kez ıslah yoluna gidilemeyeceğinden talebi reddedilmiştir.
2. Birleştirilen dava yönünden önceki hüküm bozma kapsamı dışında olup temyiz itirazları reddedildiğinden, kararın kesinleştiği, hüküm birliği gereği ve tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslah edilen tapu iptali ve tescil talebi yönünden mahkemece herhangi bir karar verilmediğini belirterek dava ve karşı dava için davanın açıldığı 2014 yılından beri mahkemeye verilen tüm dava, cevap, temyiz, karar düzeltme ve sair dilekçelerimizde yer alan temyiz nedenlerini aynen tekrar ettiğini ifade etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iyi niyetli olduğuna ilişkin eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, davacının yaptığı harcamaların içinde lüks ve keyfi imatların olup olmadığının araştırılmadığını, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmadan hüküm kurulduğunu, ecrimisil talebinin haksız ve hukuka aykırı şekilde reddedildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisile ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.