Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/3539 E. 2023/4236 K. 28.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 20:25
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3539
KARAR NO : 2023/4236
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/13 E., 2023/75 K.
KARAR : Usulden ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen zilyetliğin korunması ve el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin murisinden kalan yeri kardeşleriyle birlikte davalıya haricen 02.10.1992 tarihinde sattıklarını, davalının açtığı harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddine, satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tahsiline karar verildiğini ve davacı tarafından bedelin davalıya ödenmesine rağmen taşınmazın tahliye edilmediğini belirterek, el atmanın önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının tapuda hisse sahibi olmadığından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu yerin hissesini başkasından satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2021/562 Esas, 2021/853 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ve 2021/562 Esas, 2021/853 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 07.11.2022 tarihli 2021/6220 Esas, 2022/6643 Karar sayılı kararıyla; davacının ve davalının dava konusu parsellerde payı bulunmadığı davanın zilyetliğin tespiti ve korunması isteğine ilişkin olduğundan, uyuşmazlığın zilyetliğin korunmasına yönelik TMK'nin 981 vd. maddeleri hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği ve görevli mahkemelerin sulh hukuk mahkemeleri olacağı hususu gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dava konusu taşınmada şahsi hakka sahip olduğunu, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zilyetliğin tespiti ve korunması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. Kural olarak, taşınmaza zilyet olanlar tapu kaydı veya bir hakka dayandığı takdirde TMK'nin 683. maddesindeki mülkiyet hakkının korunmasından yararlanarak istihkak davası veya elatmanın önlenmesi davası açabilir. Salt zilyetliğe dayanan kişiler ise, TMK'nin 981 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması hükümlerinden yararlanarak zilyetliğin korunması davası açabilirler.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.