YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/366
KARAR NO : 2023/1614
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, muris …’in 31.08.2014 tarihinde vefat etiğini, murisin SGK Başkanlığına olan borcu nedeni ile terekenin borca batık olduğunu belirterek mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın üç aylık yasal süresinde açılmadığını, davacıların bu nedenle iyi niyetli olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli, 2015/359 Esas, 2016/148 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Bozma Kararı
1. Hükmü, davacılar vekili ile davalı vekili temyiz etmişlerdir.
2. Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 17.09.2019 tarihli, 2016/10744 Esas, 2019/5334 Karar sayılı ilamıyla “dosya içeriğinden …. Vergi Dairesi’ne ve SGK’ya olan borcun, murisin şahsi borcu değil, ortağı olduğu limited şirketin borcu olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 22.07.1998 tarihli 4369 sayılı Kanun’la değişik 35 inci maddesi hükmüne göre; limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun gereğince takibe tabi tutuldukları, murisin ortağı olduğu limited şirketin, şirketin malvarlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borcundan sermaye hissesi oranında doğrudan doğruya sorumluluğu söz konusu olduğu, mahkemece terekenin aktifi ve pasifi araştırılırken ölüm tarihinin esas alınmadığı, murisin ölüm tarihi itibariyle sorumlu olduğu miktar yönünden konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiği, mahkemece belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 25.10.2022 tarihli, 2020/12 Esas, 2022/290 Karar sayılı kararında davanın kabulüne; davanın mahiyeti gereği yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davacılar vekili yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince, “tarafların iddia ve savunmaları, celp olunan bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi rapor ve ek raporları, Yargıtay bozma ilamı, dosya kapsamı ve yapılan yargılamanın ışığı altında; muris …’in 31/08/2014 vefat tarihi itibari ile terekesinin aktif ve pasifinde hiç bir mal varlığı bulunmadığı, murisin ölümünden sonra tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden herhangi bir mirasçının da bulunmadığının anlaşıldığı” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili temyiz etmiştir.
B. Temyiz Nedenleri
1. Davacılar vekili, davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılamayacağını, müvekkilleri yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili; davanın 3 aylık yasal sürede açılmadığını, davacıların mirası kabul anlamına gelebilecek davranışları ile intikal olunan mallar bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, bozma ilamında belirtilen eksikliklerin giderilmeden karar verildiğini, bilirkişi raporlarının dayanaktan yoksun olduğunu, murisin ortağı olduğu şirketlerden birinin unvanın değiştiğini, bu yöndeki itirazlarının nazara alınmadığını belirterek, re’sen nazara alınacak sebeplerle birlikte hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 nci maddesinde; “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır.” düzenlemesi yer almaktadır.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekili ile davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Temyiz eden davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.