Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/3801 E. 2024/215 K. 16.01.2024 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 20:10
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3801
KARAR NO : 2024/215
KARAR TARİHİ : 16.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/415 E., 2022/840 K.
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı mirasçısı ... vekili duruşmalı olarak ve bir kısım davacı mirasçıları vekili duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile davacılardan ... mirasçıları ... vd. vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; bir kısım davalı murisi ...'un 379 parsel sayılı taşınmazı 10.05.2004 tarihli adi yazılı sözleşme ile müvekkiline sattığını, taşınmazda yapılan imar uygulaması sonucu oluşan 7600 ada 2 ve 7594 ada 18 parsel sayılı taşınmazların davalı murisleri ... ile ... adına tescil edildiğini belirterek, tapunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... , tapu harç ve masrafları davacı yana ait olmak üzere ve ayrıca aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi koşuluyla davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
2. Bir kısım davalı vekili ise, tapuya kayıtlı bir taşınmazın haricen satışının hukuken mümkün olmadığını, davacının taşınmaza ev yapmasının onu işgalci durumundan kurtarmayacağını, davacının dayandığı sözleşmenin delil niteliğinin olmadığını, satıcının ve davalıların murisinin isimlerinin aynı olmadığını, muris ...’un okuma yazma bilmediğini, taşınmazın satış sözleşmesinden 35 yıl önce satın alındığını kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.09.2015 tarihli ve 2014/131 Esas, 2015/635 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 29.09.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 19.11.2018 tarihli ve 2016/8345 Esas, 2018/7930 Karar sayılı ilâmıyla, gerekçeli karar ile hüküm sonucunun çelişkili olduğu ve davalılar ..., ... ile ...'ın vekili olduğunu söyleyen Avukat ...'a ait vekâletnamenin dosya arasına alınmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.07.2019 tarihli ve 2019/105 Esas, 2019/769 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın devrine ilişkin harici satış sözleşmesinin resmî şekilde yapılmaması nedeniyle geçerli olmadığı ve davalı ... ’un davayı kabul ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 08.07.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 08.02.2022 tarihli ve 2021/883 Esas, 2022/794 Karar sayılı ilâmıyla dava konusu 7594 ada 18 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 7600 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ise 36200/42277 hissesinin davalılar ..., ... , ..., ... ve ... murisi ... (... ) adına kayıtlı olduğu, adı geçen davalılar arasında elbirliği mülkiyeti söz konusu olduğundan davalı ... ’un davayı kabul ettiği gerekçesiyle dava konusu 7600 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki miras hissesinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi hükmün infazını sağlayamayacağından doğru olmadığı, ayrıca Mahkemece dava konusu 7594 ada 18 parsel sayılı taşınmaz yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin de doğru olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilâmı doğrultusunda elbirliği mülkiyetine tâbi taşınmazda davalı ...’in kabul beyanının sonuç doğurmayacağı ve resmî şekilde yapılmayan satış sözleşmesinin geçerli olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçısı ... vekili duruşmalı olarak ve bir kısım davacı mirasçıları vekili duruşmasız olarak temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının iddialarını doğruladığını, Mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Bir kısım davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının iddialarını doğruladığını, Mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin naklinin hüküm ve sonuç doğurabilmesi için sözleşmenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 70 inci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237 nci, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi uyarınca resmî biçim koşuluna uyularak yapılması zorunludur.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.