Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/388 E. 2024/181 K. 15.01.2024 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 18:47
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/388
KARAR NO : 2024/181
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2013 E., 2022/2230 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/268 E., 2021/67 K.
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'nın 01.06.2006 tarihinde öldüğünü, muris hakkında yaptığı iş nedeniyle Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2013/64 Esas sayılı dosyasına istinaden SSK tarafından rücu davası açıldığını, müvekkillerinin murisinin bu dava derdest iken vefat ettiğini, murisin herhangi bir malvarlığı bırakmadan öldüğünü belirterek, müvekkillerinin murisinin terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar murisinin kuruma vergi aslı ve gecikme zammından kaynaklanan borcunun bulunduğunu, bu borca yönelik ödeme emirlerinin ilânen tebliğ edildiğini, murisin vefatının ardından 3 aylık yasal sürede davacıların mirası reddetmediklerini, bu sebeple mirası kabul etmiş sayılmaları gerektiğini, terekenin borca batık olup olmadığıyla ilgili gerekli araştırmaların yapılması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Türk Medeni Kanunu'nun 603, 605, 610, 612, 617 ve 618 inci maddeleri kapsamında incelenmesi gerektiğini, Kanun'un "Ret Hâlinde Sorumluluk'' başlıklı 618 inci maddesinde ''ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar'' düzenlemesinin yer aldığını, Mahkemece davacılar murisinin bu yöndeki işlemlerinin de araştırılması gerektiğini belirterek, öncelikle 3 aylık yasal sürede açılmayan davanın süre yönünden reddine, aksi takdirde tereke borca batık olmadığından davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2019/268 Esas, 2021/67 Karar sayılı kararı ile "...murisin vefat tarihinde terekesinin borca batık olduğunun tespit edildiği..." gerekçesiyle "...davanın kabulü ile davacıların, murisleri olan ...'nın mirasını hükmen reddettiklerinin tespitine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın öncelikle yetki ve husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın 3 aylık yasal sürede açılmadığını, terekenin borca batıklığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde ve davacıların terekenin kabulü anlamına gelecek davranışlarının Mahkemece araştırılmadığını ileri sürülerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve 2021/2013 Esas, 2022/2230 Karar sayılı kararı ile "...İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı gereği gerekli inceleme ve araştırmalar yapılarak terekenin borca batık olduğunun tespiti ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle "...davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Başkanlığı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci ve 610 uncu maddeleri.
Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesinde; “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.
" düzenlemesi yer almaktadır.
TMK'nın 605/2 nci maddesine dayanan mirasın reddi istemi süreye tâbi olmayıp mirasçıların iyi niyetli ya da kötü niyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibarıyla, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.