YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3909
KARAR NO : 2023/4672
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/288 E., 2023/161 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili ve davalı … vekili
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen muhdesat tespiti ve muhdesatların bedelinin davalılardan tapudaki payları oranında yasal faiziyle birlikte tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların paydaş oldukları 30 ada 12 parsel … taşınmaz hakkında taraflar arasında Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/200 Esas … dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve derdest olduğunu, vekil edeninin zeminde payına isabet eden 1.202,00 m²’lik kısımda zemin kazma ve düzeltme çalışması yaptığını, zemin+1 kattan oluşan bina yaptığını, anılan kısım çevresine beton direkler, profil … malzemeler, örgü tel ve dikenli telden oluşan malzemeyle duvar örüldüğünü, etrafı çevrilen alan içine … profil malzemeden iki adet kapı yapıldığını, kepçe indirme bindirme için beton ve demirli malzemeden rampa yaptırıldığını, etrafı çevrilen alan içine su, elektrik ve kanal şebekesi yaptırıldığını, asma bitkisi için iki adet … profil tavla yaptırıldığını açıklayarak bu yapıların muhdesat olarak vekil edenine aidiyetini ve muhdesatların bedelinin davalılardan tapudaki hisseleri oranında yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan … vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde, müvekkilinin ortaklığın giderilmesi davasında davacının muhdesat iddiasını kabul etmesine rağmen davalı olarak gösterilmesinin davacının kötü niyetinden kaynaklı olduğunu ve vekil edeninin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılardan … vekili yasal süresi geçtikten sonra sunduğu cevap dilekçesinde davacının muhdesat iddiasını kabul ettiklerini; ancak muhdesat bedelinin tahsili talebinin reddinin gerektiğini savunmuştur.
3. Diğer davalılara usulüne uygun tebligatların yapılmasına karşın süresinde cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2016 tarih ve 2013/292 Esas, 2016/21 Karar … kararıyla; dava konusu Mersin ili, Toroslar ilçesi, … Köyü, 30 ada 12 parsel … taşınmazın fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen 10.12.2015 tarihli rapor ve ekli krokide 1.202 metrekare yüzölçümü ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde yer alan tüm meyve ağaçları ile münferit süs bitkileri, iki katlı iş yeri, taşınmazın etrafını çeviren duvar ve tel çitler ve beton direkleri, giriş kapıları ve rampadan oluşan muhtesatın mülkiyetinin aidiyetine ilişkin tespit talebinin kabulü ile muhdesatın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, davacının muhtesat bedelinin tahsiline yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı … vekili ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.06.2020 tarih ve 2017/9325 Esas, 2020/3006 Karar … ilamında; kural olarak muhdesatın maddi olgu olma yanında hukuki niteliği de bulunduğu, muhdesatı meydana getiren taraf ile ne suretle meydana getirildiği hususunun tanıkla ve diğer her türlü delille ispatlanabileceği izah edilmiştir. Kararda, bu nedenle muhdesat iddiasını kanıtlamak üzere usulüne uygun olarak tanık deliline dayanan davacıya ve keza davanın reddine dair savunmasını kanıtlamak üzere usulüne uygun olarak tanık deliline dayanan davalılara tanık listesini sunmak üzere imkân ve süre verilmeli, tanık listesi sunulmuşsa bildirilen tanıklar mümkün olduğunca yapılacak keşifte dinlenmesi ve bu suretle dinlenen tanıkların beyanları, yapılan keşif neticesi alınan uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre ulaşılan sonuca göre karar verilmesi gerektiği açıklanarak, bilhassa usulüne uygun surette sunulan tanık listelerindeki tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı … yönünden yapılan incelemede eldeki muhtesatın aidiyetinin tespiti davasının 15.05.2013 tarihinde ikame edildiği, davalı …’ın dava konusu taşınmazdaki hissesini 04.07.2022 tarihinde davalı …’ya satış suretiyle temlik ettiği, bu kapsamda davalı …’ye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle … yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddine,
2. Diğer davalılar ve dahili davalı yönünden yapılan incelemede; dosya kapsamından, dava konusu taşınmaz başında icra edilen keşifte dinlenilen tanık beyanlarından dava konusu taşınmazdaki muhtesatların davacıya ait olduğu, kaldı ki davalılardan … ve … dışındaki davalıların Mahkememizce bu yönde verilen önceki karara ilişkin kanun yolu başvurularının da bulunmadığı, davalı …’nın ise ortaklığın giderilmesi davasında duruşmada muhtesatlara ilişkin bir talebinin de bulunmadığı, davalı … tarafından da davacının muhdesata ilişkin taleplerinin kabul edildiği anlaşılmakla davacının muhdesatın tespitine yönelik davasının kabulüne,
3. Muhdesat bedeli yönünden yapılan incelemede davacının muhdesat bedeline yönelik talebinin Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/200 Esas … dosyası üzerinden verilecek ortaklığın giderilmesi davasında verilecek hükümde değerlendirileceğinden davanın muhdesat bedelinin tahsiline yönelik davasının reddine,
4. Davalı … tarafından ortaklığın giderilmesi davasında dava konusu muhdesatlara ilişkin bir talebinin bulunmaması nedeniyle hakkında dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine ücreti vekâlet ve yargılama giderine hükmedilmemesine,
5. Davalı …’a dava dilekçesinin ve duruşma gününün 28.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğden sonraki ilk duruşmanın 06.10.2015 tarihinde icra edildiği, davalı … vekilince sunulan 11.06.2015 tarihli dilekçe ile davacının muhdesat aidiyetine ilişkin taleplerini kabul ettiğini belirttiği, davalı …’in ortaklığın giderilmesi davasında muhdesata ilişkin iddiaları kabul etmeyerek eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiği; ancak öninceleme duruşma tutanağı imzalanana kadar davanın kabulü hâlinde tarifede belirlenen ücreti vekâletin yarısına hükmedilmesi gerektiği, her ne kadar usulüne uygun öninceleme duruşması şeklinde icra edilmemiş olsa da dava ve duruşmanın tebliğinden sonra yapılan ilk duruşmadan evvel davacının muhdesat iddialarını kabul ettiği, bu kapsamda ücreti vekâletten sorumluluğunun yarı oranda olması gerektiği gerekçesiyle aleyhe hükmedilen ücreti vekâletten yarı oranda sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilâmına uyulmadığını, eksik hatalı raporun hükme esas alındığını, aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu açıklamıştır.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; muhdesatın mülkiyetinin davacıya ait olduğu konusunda bir itirazının olmadığından dolayı davanın açılmasına neden olan taraf olmadıklarını ve bu hususu yargılama sırasında açıkça beyan ettiğinden müvekkili aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin takdir edilmesinin hukuka ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 … … Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 684 üncü ve 718 inci maddeleri,
2. 22.12.1995 tarih ve 1/3 … Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı … vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.