YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3929
KARAR NO : 2024/203
KARAR TARİHİ : 16.01.2024
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2579 E., 2021/2669 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/328 E., 2020/215 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 07.01.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de dava değerinin dosyada 97.135,97 TL olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kununu’nun 362 nci maddesinin 1 inci fıkrasının a bendinde belirtilen miktar itibarıyla temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 07.01.2022 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, ek karar kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 4558 (tevhit işleminden sonra 5029) numaralı parselin 30.11.2012 tarihinden bu yana maliki olduğunu, müvekkilin maliki olduğu ve uzun zamandır restoran olarak kullanmakta olduğu taşınmazın bir kısmı hakkında yıkım kararı olduğunu haricen öğrendiğini, Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/324 Esas, 2011/293 Karar saylı dosyasında Hazine tarafından açılan el atmanın önlenmesi ve kâl davasında davanın kabulüne karar verildiğini, kâl’ine karar verilen yapının 4558 parselde kayıtlı taşınmazın mütemim cüzü haline geldiğini, 4558 No.lu kadastro parselinin kıyı kenar çizgisine herhangi bir girmesinin bulunmadığını, ancak zemin itibariyle kadastro parselininin dışında yer çeviren müvekkili açısından bağlayıcı özelliği bulunmayan mahkeme kararıyla müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtlayan ve gerek hukuki, gerekse fiili bir muaraza yaratan durumun men’i ile Fatsa Asliye Hukuk Mahkemesi kararının müvekkilinin maliki olduğu 4558 (tevhit işleminden sonra 5029) parsel sayılı taşınmaz için uygulanamayacağının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkil kurum aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini, icraya konu ilamın Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/324 Esas, 2011/293 Karar sayılı ilamı olup söz konusu kararın kesinleştiğini, malik olduğunu beyan eden …’ın mevcut tapu durumuyla ilgili bir karar söz konusu olmayıp tapu dışında kalan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunması gereken ve dava tarihi itibariyle de kıyı kenar çizgisi içinde yer alan bir yere haksız müdahale nedeniyle açılan bir davanın söz konusu olduğunu, davaya dayanak yapılan ilamın İİK’nın 29 uncu maddesi gereğince taşınmaz tahliye ve tespitine ilişkin ilam olup, somut icra emrinin konusunun taşınmazın tahliyesi olmadığını, men’i müdahale ve kâl olduğunu, Fatsa İcra Müdürlüğünün 2015/3406 Esas sayılı icra takibine konu ilamına uymadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/324 Esas, 2011/293 Karar sayılı dosyasında davacının taraf olmadığı, meni müdahale ve yıkım davasının yargılaması sırasında davalılarının taşınmazın maliki olmadığı, duvarın yıkılması halinde fahiş zarara yol açacağı gerekçeleri ile; davacının davasının kabulüne, Fatsa İcra Müdürlüğünün 2015/3406 Esas sayılı takip dosyasında yıkım kararının icrasının durdurulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafça dava konusu dışında kalan, kıyı kenar çizgisine tecavüzü bulunmayan 5029 parsel sayılı taşınmazın (eski 4558 parsel) 30.11.2012 tarihinde kıyıya tecavüzü bilinmeksizin iyi niyetle satın alındığını iddia ettiğini ancak davacının, meni müdahale kararında yer alan davalılardan … …’ın eşi olduğu anlaşıldığını, davacının taşınmazı satın aldığı tarihte iyi niyetli olduğuna ilişkin beyanları gerçekle bağdaşmadığını, İlk Derece Mahkemesince, 6100 sayılı HMK’nın 26 ncı maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı hüküm kurulduğunu, davacının 16.12.2015 tarihli dava dilekçesinde men’i müdahale kararının 5029 parsel sayılı taşınmaz için uygulanamayacağının tespitine karar verilmesini talep etmiş olmasına rağmen talepten fazlasına, Fatsa İcra Müdürlüğünün 2015/3406 Esas sayılı dosyasındaki yıkım kararının icrasının durdurulmasına karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesince verilmiş kararın hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin tarihli ek kararı ile 07.01.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince ek kararın hatalı olduğu belirtilerek, ek kararın, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarlayarak esasa ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. İlamlı icraya başvurma hakkı, ilam lehine olan (yani; ilama göre alacaklı olan) kimseye, bu kimse ölmüş veya alacağını başkasına temlik etmişse, mirasçılarına veya alacağı devralana aittir. İlamlı icrada borçlu, ilam aleyhine olan yani ilama göre borçlu durumunda olan kimsedir; bu kimse ölmüş ise, ilam mirasçılarına karşı icraya konur. (Kuru, B./ Arslan, R./ Yılmaz, E. İcra ve İflas Hukuku “Ders Kitabı”, 27.Baskı, 2013, s: 392)
3. İlama aykırılık şikayetinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle süresiz olarak icra mahkemesi önüne getirilebilir. (HGK’nun 21.06.2000 tarih, 2000/12-1002 sayılı Kararı)
4. İlam, ilamda adı yazılı olan borçlu ya da borçlunun mirasçıları hakkında icraya konabilir. Bu nedenle, ilamda taraf olmayan ve aleyhine infazı gereken hüküm (fıkrası) bulunmayan kişiye, takip yöneltilemez.
5. Tespit davası, bir hukuki ilişkinin ya da hakkın varlığının ya da yokluğunun mahkeme kararı ile saptanmasıdır. Tespit davaları sadece hukuki ilişkinin varlığının tespitinde açılabilir. Tespit davasındaki hukuki yarar açılmış ya da açılacak davanın konusunu içermektedir.
6. Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.
7. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.
3. Değerlendirme
Davacı vekili, Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/324 Esas, 2011/293 Karar saylı dosyasında Hazine tarafından açılan elatmanın önlenmesi kal davasında taraf olmadığını, maliki olduğu 4558 (tevhit işleminden sonra 5029) parsel sayılı taşınmaz hakkında ilamın uygulanamayacağının tespitini talep ve dava etmiştir. Mahkemece Fatsa İcra Müdürlüğünün 2015/3406 Esas sayılı takip dosyasında yıkım kararının icrasının durdurulmasına karar verilmiş ise de, yukarıda belirtildiği gibi, ilamda taraf olmayan ve aleyhine infazı gereken hüküm (fıkrası) bulunmayan kişiye, takip yöneltilemez. İlama aykırılık şikayetinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle süresiz olarak icra mahkemesi önüne getirebilecekken, davacının ayrı bir dava açarak mahkeme ilamının uygulanamayacağının tespiti ve ilamın icrasının durdurulmasını talep etmekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 07.01.2022 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi Kararının KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.