Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4204 E. 2023/4540 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4204
KARAR NO : 2023/4540
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/83 E., 2022/579 K.
KARAR : Asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü

Taraflar arasında mirasçılık belgesinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl davada davacılar- karşı davada bir kısım davalılar …, davacı …, davacı … vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl davaya ait dava dilekçesinde; kök muris … … Düzce’nin 21.07.2005 tarihinde evli ve çocuksuz öldüğünü, tarafların kök murisin bir kısım mirasçıları olduğunu, Şişli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/1504-1705 Esas-Karar … mirasçılık belgesinde mirasçı olarak sadece kök muris … … Düzce’nin eşi olan …’nin belirlendiğini, anılan veraset ilamına dayanılarak, kök murise ait 13660 ada 18 parsel … taşınmazda bulunan 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerin davalıların murisi olan … adına intikal ettirildiği, yine murise ait 1103 ada 2 parsel … taşınmazda bulunan 23 numaralı, 2012 ada 225 parselde bulunan 9 numaralı, 319 ada 1 parselde bulunan 32 numaralı bağımsız bölümlerin kök murisin ölümünden bir gün önce …’ye satış yoluyla devredildiğini, Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/2165-2135 Esas-Karar … mirasçılık belgesine göre kendilerinin de mirasçı olduklarını belirterek, Şişli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/1504-1705 Esas-Karar … mirasçılık belgesinin iptaline, kök murise ait olan anılan taşınmazlarda tapu iptaliyle tarafların mirasçılık belgeleri oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; kök murisin evli ve çocuksuz vefat ettiğini, 3. zümre mirasçılarındaki büyük ana ve büyük babaların, büyük ana ve büyük babalardan birinin muristen önce ölmüş olması durumunda büyük ana ve büyük babaların çocuklarının sağ kalan eşle birlikte mirasçı olabileceğini, davacıların ise büyük ana ve büyük babaların torunları olduğunu, davacıların mirasçılık sıfatları olmadığından dava ehliyetlerinin de bulunmadığını, intikal ve satışın hukuka uygun olduğunu belirterek asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; karşı davada ise davacıların asıl davada dayanağı olan Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/2165-2135 Esas-Karar … mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu belirterek, iptaline karar verilmesini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.05.2016 tarihli ve 2015/281 Esas, 2016/155 Karar … kararıyla; “…asıl davanın reddine; karşı davanın kabulü ile Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/2165 Esas, 2014/2135 Karar … mirasçılık belgesinin iptaline…” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar- karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 09.12.2019 tarihli, 2016/19146 Esas, 2019/8398 Karar … ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş; bir kısım davacılar – karşı davalılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 15.12.2020 tarih ve 2020/1063 Esas, 2020/8452 Karar … ilamı ile “Dava mirasçılık belgesinin iptali, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece her talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamış, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin de yeterince gerekçe gösterilmeden davanın reddine yönelik hüküm verilmiştir. Tapu iptali ve tescil talebi, mirasçılık belgesindeki mirasçıların mirasçılığına ve paylarının iptaline bağlanmış olduğundan HMK’nin 167. maddesi gereğince davacıların tapu iptali ve tescil istemlerinin bu davadan ayrılarak yeni bir esasa kaydedilmesi ve tapu iptali ve tescil davasında HMK’nın 165 inci maddesi gereğince mirasçılık belgesinin iptali davasının sonucunun beklenilmesi gerekir.

Karşı davada ise, iptali istenilen Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/2165- 2135 E. K. … mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen …, …, …, …, …, …, …, … ve …’in davada taraf olmadıkları anlaşılmaktadır. Adı geçen kişiler (öldüyse mirasçıları) davaya dahil edilmelidir” şeklindeki gerekçeyle, bir kısım davacılar- karşı davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile onama ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. Mahkemenin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme ve araştırma sonucu; “asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/2165 Esas, 2014/2135 Karar … 08.12.2014 tarihli veraset ilamının iptaline” karar verilmiştir.

2. Mahkemece “…muris … … Düzce’nin ölüm tarihinde eşi …’nin sağ olduğu, sağ kalan eşin mirasçı olması durumunda üçüncü derece zümre içerisinde yer alan mirasçıların hayatta ise büyük ana ve büyük baba, hayatta değil ise bunların çocuklarının mirasçı olabileceği, murisin ölüm tarihinde sağ kalan eşin olmaması veya mirasçılık hakkının bulunmaması durumunda TMK’nın 497/3 üncü maddesi gereğince her derecede halefiyet yolu ile alt soyunun mirasçı olabileceği, … diğer davacıların ise muris … … Düzce’nin annesi … Düzce tarafından üçüncü derece zümre mirasçıları arasında yer alabilecekleri, ancak bu sefer de zümrenin başında yer alan büyük anne ile büyük baba ve bunların çocuklarının muristen önce ölmeleri sebebiyle mirasçılık haklarının bulunmadığı anlaşılmıştır…” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar-karşı davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozma ilamı üzerine taraf teşkili sağlanmışsa da eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, taraf teşkilinden sonra dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, tarafların başkaca delillerinin toplanmadan karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 … … Medeni Kanunu’nun 497 – 499 uncu maddeleri (743 sayılıTürk Medeni Kanunu’nun 441- 444 üncü maddeleri).

… Medeni Kanunu’nun 499 uncu maddesinde “Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur:
1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri,

2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı,

3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.” hükmü yer almaktadır.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar – karşı davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.