Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4240 E. 2023/4687 K. 12.10.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 23:29
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4240
KARAR NO : 2023/4687
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1226 E., 2019/1300 K.
KARAR : İstinaf taleplerinin birleştirilen davacı vekili ve davalı Noterlik yönünden esastan reddine, davalı ... yönünden istinaf dilekçesinin reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2009/145 E., 2018/393 K.
Taraflar arasındaki asıl davada satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada satış vaadi sözleşmesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-birleştirilen davacı vekili, davalı Noterlik ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin birleştirilen davacı vekili ve davalı Noterlik yönünden esastan reddine, davalı ... yönünden istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleştirilen davalı vekili, davalı ... vd. vekili ve davalı Noterlik tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi olan ... ile diğer davalı ... 'un ...’nce düzenlenen 31.03.1962 tarih ve 1045 yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu ... Köyünde kain tapunun Nisan 1316 tarih ve 20 sıra numarasında kayıtlı bulunan 56 parsele revizyonlu taşınmazdaki hak ve hisselerinin tamamını müvekkillerinin murisleri olan ... oğlu ... ile ... oğlu ...'e sattığını, anılan satış vaadi sözleşmesi uyarınca satış bedelinin nakden ve tamamen ödendiğini ve taşınmazın zilyetliğinin davacılar murislerine devredildiğini ancak tapuda devrin yapılmadığını belirterek ... köyünde kain tapunun Nisan 1316 tarih ve 20 sıra numarasında tapuya kayıtlı 56 parsele revizyonlu taşınmazdaki davalıların adına kayıtlı hisselerin iptali ile davacılar ya da murisleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı ... ve ... vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından Ceyhan 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/145 Esas ... dosyasında müvekkilleri aleyhine tapu iptali ve tescil davası açıldığını, işbu dosyadaki ara kararda davaya konu senedin sahteliği konusunda dava açmak üzere kendilerine kesin süre verildiğini, müvekkilinin murisi Küçük ... 'un 02.05.2013 tarihinde vefat ettiğini, ...’nin 1045 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesinde bulunan imzanın (parmak izi) müvekkilinin murisi Küçük ... 'a ait olmadığını, murisin bu imzaya itiraz ettiğini, dosyanın adli tıpa gönderildiğini, adli tıp kurumunca ilgili senet üzerindeki imzanın Küçük ...’ya ait olmadığına dair rapor düzenlendiğini, murisin uzun yıllar boyunca diyabet hastası olduğunu ve ailesinin yanından hiç ayrılmadığını belirterek tüm bu nedenlerle dava konusu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin muris Küçük ... 'a ait olmadığının tespiti ile ilgili senedin muris açısından iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl dava dosyasında davalı ...(Akkuş) cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, kendisinin dava konusu taşınmaz için satış vaadinde bulunmadığını, taşınmazı satmadığını ve para da almadığını, bu sözleşmeden yeni haberi olduğunu, parmak izi incelemesi yapıldığında sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığının anlaşılacağını, dava konusu taşınmazı fiilen 1950'li yıllardan beri kendisinin, kardeşinin ve çocuklarının kullandığını, davacıların kullandıkları iddiasının doğru olmadığını, talebin zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Asıl dava dosyasında bir kısım davalılar duruşmadaki beyanlarında; davayı kabul etmediklerini, satıştan haberdar olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birleştirilen dava yönünden muris Küçük ... hakkında düzenlenen ATK raporunda murisin imzasının tespit edilememiş olduğu, birleştirilen dava davacı vekilinin ATK raporunun aksini kesin delil ile ispat etmesi gerektiği, ancak davacı vekilince aksini ispat edecek kesin delil sunulamadığı, tanık beyanları uyarınca taşınmazların davacılar tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, 23.05.2018 tarihli bilirkişi raporundaki hususların dikkate alındığını belirtmek suretiyle “1-Birleştirilen davanın reddine, 2-Asıl davacı vekilinin Ceyhan ilçesi, ... Mahallesi 438 ada 3 ve 4 parseller, 440 ada 2 ve 6 parseller ile 441 ada 4 ve 5 parsel (eski 56 parsel) ... taşınmazlara ilişkin davasının kabulü ile, bilirkişi ...K'in 23.05.2018 tanzim tarihli hisselendirmeye ilişkin raporunda belirtildiği veçhile; davalıların murisi ...'un Adana ili, Ceyhan ilçesi, ... Mahallesi 440 ada 2 parsel ... taşınmazda 1/1 oranındaki hissesinin; ... Mahallesi 441 ada 5 parsel ... taşınmazda 1/1 oranındaki hissesinin; ... Mahallesi 438 ada 4 parsel ... taşınmazda 1/1 oranındaki hissesinin; davalıların murisi Küçük ... 'un Adana ili, Ceyhan ilçesi, ... Mahallesi 440 ada 6 parsel ... taşınmazda 1/1 oranındaki hissesinin; ... Mahallesi 441 ada 4 parsel ... taşınmazda 1/1 oranındaki hissesinin; ... Mahallesi 438 ada 3 parsel ... taşınmazda 1/1 oranındaki hisselerinin ayrı ayrı İptali ile, işbu iptal edilen hisselerin 106/135 oranındaki hissesinin davacıların murisi ... oğlu ... adına; 131/210 oranındaki hissesinin davacıların murisi ... oğlu ... adına tüm takyidatları ile birlikte tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/birleştirilen dava davacısı ... ve ... vekili, birleşen dosya davalısı Dörtyol 1. Noterliği ile birleşen dosya davalısı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı/birleştirilen dava davacısı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu satış vaadi sözleşmesinin sahte olduğunu, muris Küçük ... ’un parmak basıp basmadığının anlaşılamadığını, parmak izinin murise ait olup olmadığı anlaşılamıyorsa bu durumun muris aleyhine değerlendirilemeyeceğini, murisin kendisine ait mührü olduğunu ve bu nedenle parmak izi kullanmadığını, davalıların da taşınmazı ekip biçme suretiyle kullandıklarını, 1970 yılı öncesinde noterin olmadığını, evrakın aslına ulaşılamadığını bu nedenle şaibeli olduğunu, 1970 öncesindeki işlemlerin adliye yazı işleri müdürünce noter sıfatıyla yapıldığını ileri sürerek hükmü istinaf etmiştir.
2. Birleştirilen dava davalısı Dörtyol 1. Noterliği istinaf dilekçesinde; taraf ehliyetlerinin olmadığını, Noterliğin tüzel kişiliğe sahip olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürerek hükmü istinaf etmiştir.
3. Birleştirilen dava davalısı ... vekili istinaf dilekçesi ve ek kararın istinafına ilişkin dilekçesinde; istinaf harcının maktu alınması gerektiğini, birleştirilen dava reddedildiği halde lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek hükmü istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Noter tarafından düzenlenen sözleşmenin aksi ispatlanıncaya kadar geçerli bir belge olması hususu ve ATK rapor içeriği dikkate alındığında birleştirilen dava davacıları tarafından iddianın ispatlanamadığı, bu nedenle taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerliğini koruduğu dosyada mevcut delillerden bu durumun anlaşıldığı, taşınmazın davacılar tarafından kullanıldığının sabit olduğu, birleştirilen dava davalısı ... vekilinin istinafa konu ettiği vekalet ücretinin değer itibariyle istinaf sınırının altında olduğu gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine, davalılar-birleştirilen dava davacıları ile Dörtyol 1. Noterliği yönünden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar/birleştirilen dava davalıları ... vd./tereke temsilcisi vekili, davalı/birleştirilen dava davacısı ... ve ... vekili ile birleştirilen dava davalısı Dörtyol 1. Noterliği temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar/birleştirilen dava davalıları ... vd./tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 56 parsel ... taşınmazın imar işleminden sonra bakiye kalan kısmının tesciline ilişkin hüküm kurulmadığını, hükmün ifasının sorun teşkil edeceğini, yalnızca dava açan davacılar hakkında hüküm tesis edilmesinin isabetli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı/birleştirilen dava davacısı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
3. Birleştirilen dava davalısı Dörtyol 1. Noterliği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; asıl davada satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, birleştirilen davada ise sözleşmenin iptali istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 ... ... Medeni Kanunu'nun 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 ... ... Borçlar Kanunu'nun 29 ve 237 inci maddeleri, 1512 ... Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Davalı/birleştirilen dava davacısı ... ve ... vekili ile birleştirilen dava davalısı Dörtyol 1. Noterliği’nin temyiz itirazları incelendiğinde;
Asıl davada davacı taraf satış vaadi sözleşmesine dayanarak tescil talebinde bulunmuş, bir kısım davalılar ise birleştirilen dava ile sözleşmenin sahtelik ve imzaya itiraz nedenleriyle iptalini talep etmiştir. Yerel mahkemece birleştirilen davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine, asıl davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki hükmün infaza elverişli olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece dava konusu 438 ada 3 ve 4 parsel, 440 ada 2 ve 6 parsel ile 441 ada 4 ve 5 parsel ... taşınmazların tapularının iptali ile iptal edilen bu hisselerin 106/135 oranındaki payının davacıların murisi ... oğlu ... adına, 131/210 oranındaki payının ise davacıların murisi ... oğlu ... adına tesciline karar verilmiştir. Tesciline karar verilen payların nasıl belirlendiği dosya kapsamı itibariyle anlaşılamadığı gibi paylar toplamına bakıldığında 1/1 oranını sağlamadığı, bu durumun infazda tereddüt doğuracağı, bu nedenle hükmün infaza elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca mahkemece, davacı murisleri lehine yani ölü kişiler hakkında tescil hükmü kurulması da doğru değildir. Öte yandan dava konusu satış vaadi sözleşmesinde vaad edenlerden biri ... olduğu halde, iptaline karar verilen 438 ada 4 parsel, 440 ada 2 parsel ve 441 ada 5 parsel ... taşınmazlarda tapu maliki olarak ... ... ’un görüldüğü tespit edilmiştir. Tapu kayıtları düzeltilmeden tescil hükmü kurulması da isabetli değildir.
Bununla birlikte, hükümde asıl dava ve birleştirilen dava ayrımı yapılmadığından tarafların hangi davada hangi konumda oldukları anlaşılamayıp, birleştirilen dava davalısı Noterlik hakkındaki dava reddedilmesine rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir. Belirtilen bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
2. Davacı/birleştirilen davalı ... vd./tereke temsilcisi vekilinin temyizine gelince; İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın, aleyhine durum oluşmadıkça kararı temyiz ... yoktur. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verilerek davacı aleyhine durum oluşturulmadığından davacılar vekilinin temyiz hakkının bulunmadığı, bu nedenle davacı/birleştirilen davalı ... vd./tereke temsilcisi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı/birleştirilen davalı ... vd./tereke temsilcisi vekilinin temyiz ... bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2. Davalı/birleştirilen dava davacısı ... ve ... vekili ile birleşen dosya davalısı Dörtyol 1. Noterliği’nin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.