Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4296 E. 2023/5399 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4296
KARAR NO : 2023/5399
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/307 E., 2022/297 K.
DAVACI-BİRLEŞTİRİLEN DAVADA

KARAR : Asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabul, kısmen reddine

Taraflar arasındaki asıl davada ecrimisil, birleştirilen davada menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili; …’ne ait 505 ada 2 parsel üzerine davalının izinsiz elektrik trafosu kurduğunu belirterek ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuş, bozma kararından sonra açtığı birleştirilen davasında; hakkında yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…ecrimisil hesabının doğru yapılmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

3. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davalar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

4. Dairemizin 18.01.2022 tarihli ve 2021/4424 Esas, 2022/556 Karar sayılı kararı ile; “…davalı-birleştirilen dava davacısı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davacı-birleştirilen dava davalısı vekilinin temyiz itirazları yönünden; birleştirilen davada Mahkemece, davacı-birleştirilen dava davalısı tarafından yapılan icra takibinde 8.578,02 TL fazlalık olduğu, takip tarihi itibariyle 10.616,94 TL talep edebileceği kabul edilerek, davacının 8.578,02 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında birleştirilen dava davacısının Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2016/8559 E. sayılı takip dosyasından dolayı 10.616,94TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin 8.578,02TL talebin reddine karar verilmesinin doğru görülmediği…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 05.04.2022 tarihli ve 2022/307 Esas, 2022/297 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamı öncesinde alınan 17.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar neticesinde, asıl ve birleştirilen davalara konu taşınmazlarda herhangi bir kamulaştırma işlemi ve ödeme yapmadan taşınmaz üzerinde elektrik trafosu bulundurmak sureti ile taşınmazdan yararlanan davalı …’ın, belirlenen ecrimisil tazminatından sorumlu tutulmasına karar verildiği, asıl ve birleştirilen davaların Yargıtay tarafından sair temyiz itirazlarının reddi ile salt birleştirilen davada hüküm altına alınan bedel yönünden bozulduğu, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, asıl dava davacısı, birleştirilen dava davalısı taraf lehine usuli müktesap hak doğduğu ve bozma ilamının gereğinin karşılanması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabullerine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, ecrimisil bedelinin düşük hesaplandığını, zamanaşımının 10 yıl üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini, birleştirilen davanın da reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisil talebinin reddedilmesi gerektiğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin dikkate alınmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava ecrimisil, birleştirilen dava ise ecrimisil kaynaklı menfi tespit istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen … bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden … normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nın 25.02.2004 … ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).

2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.

4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, … veya eksik tarafları belirlenmelidir.
6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle … şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve … özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 … maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı davalılar ve davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.