Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4347 E. 2023/4660 K. 11.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4347
KARAR NO : 2023/4660
KARAR TARİHİ : 11.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/111 E., 2020/550 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki su arkının yol olarak tespiti ve kadastro paftasında yol olarak gösterilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Çöreler Köyü Muhtarlığı; kadastro tespiti sırasında 1223, 1244, 1809, 1226, 1228, 1230,1233, 1254 ve 1256 parsel … taşınmazların güney kısmı ile 301, 302, 303, 304, 305, 306,1774, 1781, 311, 312 ve 313 parsel … taşınmazların kuzeyinde kalan kısmın paftasında su arkı olarak tespit edildiği, uzun zamandan beri yol olarak kullanıldığı iddiası ile dava konusu yerin su arkı vasfının iptal edilerek yol olarak değiştirilmesi ve kadastro paftasında gösterilmesini istemiştir.

6360 … Kanunun geçici 1. maddesinin 13. fıkrasında yer alan; “1. maddeye göre tüzel kişiliği kaldırılan belediye ve köylerin mahkemelerde süren davalarında katıldıkları ilçe belediyesi taraf olur” hükmü gereğince … davada davacı sıfatıyla yer almış, belediye vekili 23.12.2015 tarihli dilekçesi ile dava konusu su arkının terkin edilerek yol olarak tescil edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 24.12.2015 tarihli ve 2013/52 Esas, 2015/375 Karar … kararıyla;
“Dava dilekçesi, celp edilen bilgi ve belgeler, mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından Orhaneli İlçesi, Çöreler Köyünde bulunan 4 paftada yer alan parsellerin kuzeyinde ve 25 paftada yer alan parsellerin güneyinde yer alan su arkının yol olarak tespitine karar verilmesinin talep edildiği, mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarından bahsi geçen yerin 30-35 yıldır yol olarak kullanıldığının anlaşıldığı, keşif tarihi itibariyle de su arkı olarak belirlenen yerin yol olarak kullanıldığının görüldüğü anlaşıldığından açılan davanın kabulüne, karar vermek gerekmiştir.” şeklinde gerekçesiyle davanın kabulü ile; Orhaneli İlçesi, Çöreler Mahallesi’nde bulunan 301, 302, 1752, 303, 304, 305, 306, 1774, 1775, 1782, 1781, 311, 312, 313 numaralı parsellerin kuzeyinde ve 1809, 1226, 1228, 1230, 1233, 1254, 1256 numaralı parsellerin güneyinde yer alan 28/09/2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda mavi renk ile gösterilen 625,80 m2’lik su arkının yol olarak kullanıldığının tespitine ve terkinine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 24.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Maliye Hâzinesi adına Orhaneli Malmüdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih ve 2016/11346 Esas, 2019/1102 Karar … ilamında; “Dava, kadastro paftasında su arkı olarak tespit edilen yerin, yol olduğunun tespiti ile kadastro paftasında gösterilmesi istemidir. Mahkemece, Tapu Sicil Müdürlüğünden 1954 tarihli kadastro tutanakları, Milli Savunma Bakanlığı Harita Genel Komutanlığından 1954 tarihinden önce dava konusu yeri gösteren … fotoğrafı temin edilmiştir. 06.01.2014 tarihinde yapılan keşif sonucu ibraz edilen 21.01.2014 tarihli fen bilirkişisi raporunda dava konusu yerin 1954 yılında yapılan ilk tesis kadastrosunda su arkı olarak tespit edildiği, yaklaşık 15-20 yıldır yol olarak kullanıldığı belirlenmiş, 21.08.2015 tarihli 2. keşif sonucu ibraz edilen 28.09.2015 tarihli fen bilirkişisi raporunda ise dava konusu yerin 1943 tarihli … fotoğrafında su arkı olarak görüldüğü tespit edilmiştir. Keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişiler dava konusu yerin yaklaşık 20 – 30 yıldır yol olarak kullanıldığını beyan etmiştir. Mahkemece temin edilen … fotoğrafı ve … fotoğrafında inceleme yapan bilirkişinin ibraz ettiği rapordan dava konusu yerin kadimden beri yol olarak kullanılan yerlerden olmadığı anlaşılmıştır. Davacı Belediyenin bu yeri kapsayan imar çalışması da bulunmamaktadır. Davacı Belediyenin davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu ispatlanamamış, bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir “gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;” Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, Mahkememizce temin edilen … fotoğrafı üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda sunulan bilirkişi raporuna göre dava konusu yerin kadimden beri yol olarak kullanılan yerlerden olmadığı, dosya kapsamına göre davacı Belediyenin bu yeri kapsayan imar çalışmasının da bulunmadığı, bu nedenlerle davacı Belediyenin davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla ve Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih, 2016/11346 Esas, 2019/1102 Karar … bozma ilamı da gözetilerek açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Söz konusu taşınmazın tapuda su arkı olarak tescil edilmiş olsa da yargılama sürecinde istenen bilirkişi raporlarından da açıkça görüleceği üzere günümüzde bu vasfını yitirmiş olduğunu ve 20 yılı aşkın süredir Çöreler Köyü sakinleri tarafından yol olarak kullanılmakta olduğunu, … Medeni Kanunu’nun 713. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı sebebiyle tescil istenebilme … bulunduğunu,

2. Tapu Kanunu’nun uygulanma biçimini açıklayan Tapu Sicil Tüzüğü 69 uncu maddesi gereği müvekkilinin su arkının terkini ve yol olarak tescili talebi bakımından yetkili olduğunu,

3. Taşınmazın 20 yıl önceki durumunu gösteren … fotoğrafının değerlendirilmesi gerektiğini,

4. Konuyla ilgili; Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2016/14108 Esas, 2019/7575 karar … ilamında “…mahkemece 3402 … Kadastro Kanunu’nun 17. maddesinde belirtilen koşulların davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenmelidir. Bu bağlamda doğru sonuca ulaşabilmek için öncelikle, dava tarihinden en az 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş ve iktisap evresine ilişkin stereoskopik … fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından getirtilip 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kuruluna … fotoğrafları üzerinde steoroskopik inceleme yaptırılarak, çekişmeli taşınmazın … fotoğraflarının çekildiği tarihlerdeki niteliğinin, imar-ihyaya konu edilip edilmediğinin, edilmişse imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığının ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklinin ve sürdürülüş biçiminin belirlenmesine yönelik rapor alınmalı…” şeklinde dava konusuna benzer ilamı bulunduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, su arkının yol olarak tespiti ve kadastro paftasında yol olarak gösterilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi..