Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4352 E. 2023/4961 K. 23.10.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 04:02


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4352
KARAR NO : 2023/4961
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/479 E., 2022/233 K.
KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu dava konusu 1411 parsel ... taşınmazı davalıların kullandığını ve bedel ödemediklerini belirterek, el atmanın önlenmesini ve 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili, taşınmazın davalılarca 25-30 yıl önce satın alındığını ve malik sıfatı ile kullanıldığını, taşınmaz üzerinde eski evler bulunduğunu ve fiili kullanım durumu oluştuğunu, davacının bu durumu bilerek payını satın aldığını, müvekkillerinden davalı ... ve davalı ...'nin de taşınmazda paydaş malik olduklarını, davacının payını kullanmasına müvekkillerinin engel olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 26.12.2012 tarihli ve 2011/220 Esas, 2012/328 Karar ... ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 25.06.2013 tarihli ve 2013/8416 Esas, 2013/10548 Karar ... ilamı ile; tüm paydaşları bağlayan bir fiili kullanım biçimi oluşup oluşmadığının saptanması, aksi halde davacının kullandığı veya kullanabileceği bir yer bulunup bulunmadığının araştırılması, eğer kullanabileceği bir bölüm yok ise paydaş olmayan davalılar bakımından mutlak biçimde, paydaş olan davalılar bakımından da payları oranında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinin kabulü gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 16.06.2015 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2015 tarih ve 2014/257 Esas, 2015/329 Karar ... kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.06.2019 tarih ve 2018/3672 Esas, 2014/6054 Karar ... ilâmında; "...Dava konusu 1411 parsel ... taşınmaz üzerinde tüm paydaşları bağlayan bir fiili kullanım biçiminin oluşmadığı, dava konusu taşınmazın paydaş maliki davalı ...'ün taşınmaz üzerinde kullandığı bir bölüm bulunmadığı, dava konusu taşınmazın paydaş maliki ...'nun ve taşınmaz üzerinde kayıttan ya da mülkiyetten kaynaklanan bir hakları bulunmayan davalılar ... ve ...'in taşınmaz üzerinde kullanmakta oldukları yerlerin 10.12.2014 havale tarihli bilirkişi raporu ile ayrı ayrı belirlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
1. Davalılardan ...'ün dava konusu taşınmaz üzerinde kullanımı bulunmadığı anlaşıldığına göre, ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
2. Ayrıca, 10.12.2014 havale tarihli bilirkişi raporu ve tanık beyanları ile davalılar ..., ... ve ...'in davalı taşınmaz üzerinde ayrı ayrı yerleri kullandıkları anlaşılmasına karşın mahkemece davalı taşınmaz üzerinde hangi bölümün hangi tarihten itibaren kim tarafından kullanılmakta olduğunun gereği gibi araştırılarak tek tek belirlenmemiş olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazın hangi bölümünün hangi davalılarca hangi tarihten itibaren kullanıldığının belirlenmesi, Mahkemece gerekli görüldüğü takdirde mahallinde yeniden keşif yapılarak bilirkişilerden bilimsel verilere uygun, denetime elverişli şekilde ecrimisil hesabı konusunda rapor alınması, ondan sonra varılacak sonuç çerçevesinde her bir davalının kullandığı yere yönelik münhasıran el atmanın önlenmesi kararı verilerek buna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek sonuca gidilmiş olması isabetsizdir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin, başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kısmen kabul, kısmen reddine;
1. Davalı ... ve ...'ya yönelik açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine yönelik davanın reddine,

2. Davalı ...'e yönelik açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine yönelik davanın kabulü ile 1.195,00 TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'in 1411 parsel numaralı taşınmaza fen bilirkişilerinin 30.09.2020 tarihli raporunda 10 numara ile gösterilen 223,88 m²'lik alana yönelik el atmasının önlenmesine,

3. Davalı ...'ya yönelik açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine yönelik davanın kabulü ile 1.640,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'nın 1411 parsel numaralı taşınmaza fen bilirkişilerinin 30.09.2020 tarihli raporunda 23 numara ile gösterilen 309,26 m²'lik alana yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
Davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın reddinin doğru olmadığını, davalılar ... ve ...’nın işgal ettikleri alanların yanlış tespit edildiğini, hükmün bu yönüyle de hatalı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
Davalılar ... ve ...'ya yönelik davanın reddine karar verildiği halde her iki davalı lehine davacı tarafından ayrı ayrı 5.100,00 TL vekalet ücreti ödenmesine karar verilmişse de davacının ecrimisil taleplerinin reddi yönünden herhangi bir vekalet ücreti takdir edilmediğini, tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere davacının dava konusu taşınmaza yerleşmediğini, dolayısıyla kullanmak talebinde bulunmadığını, kaldı ki; davacı kullanmak istese davacının hissesine düşen kısmın daha fazlasının boş arsa ve yol olarak mevcut bulunduğunu, bu nedenle davalılar ... ve ...'in davacının hissesine yönelik bir kullanımının söz konusu olmadığını, bu davalılar yönünden verilen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalılar ... ve ... yönünden paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil; davalılar ... ve ... yönünden mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.