Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4354 E. 2023/5077 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4354
KARAR NO : 2023/5077
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/332 E., 2020/627 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki paydaşlar arası ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Yargıtay 3. ve 8. Hukuk Dairelerinin bozma ilamına uyularak mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 793 ada 40 parsel … taşınmazın 322/973 hisse maliki Lütfullah Hayri’nin gaip olması nedeniyle İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiğini, davalının önceki döneme ait ecrimisil bedellerini ödememesi nedeniyle Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/25 Esas, 2007/131 Karar … kararı ile ecrimisile hükmedildiğini, verilen karara göre gerekli yasal artışlar yapılarak 01.09.2002-31.12.2008 dönemi için takdir edilen ecrimisil bedellerinin ödenmesi için davalıya tebligat yapıldığını ancak tebliğ edilen ecrimisilin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.880,00 TL ecrimisilin işgalin başlangıcından dönem sonu itibariyle hesaplanacak kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; ecrimisil taleplerinin geriye doğru 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığını, davalının haksız işgali olmadığını, müvekkilinin taşınmazdaki hissesine 126,30 m² miktarında yer isabet etmesine karşın müvekkilinin 121,57 m² yer kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Üsküdar 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 22.03.2011 tarihli 2009/570 Esas, 2011/245 Karar … ilamı ile davalının payına düşenden az yer kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.1. Bozma Kararı
Hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 15.05.2012 tarihli 2012/7993 Esas ve 2012/12164 Karar … ilamı ile; “Paylı malı, diğer paydaşların hakları ile bağdaşmayan bir biçimde kullanan paydaşlar (davalılar), kullanmayan (davacı) haklarını, rayiç kira üzerinden ve onun payı oranında ödemekle yükümlüdür. Kötüniyetli zilyet, taşınmazın (nesnenin) haksız olarak alıkonulmasından kaynaklanan tüm zararlardan sorumludur.Bu doğrultuda davalının taşınmazın bir bölümünü kullanmasından ötürü zarara uğradığı davacı tarafından ispat edildiği takdirde tazminat (giderimi) istemeye hak kazanır. Mahkemece yukarıda anlatılanlar ışığında bir araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

B. Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi 28.05.2013 tarihli 2012/1232 Esas ve 2013/383 … Kararında, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

C.2. Bozma Kararı
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8 .Hukuk Dairesi 10.03.2020 tarihli 2018/15571 Esas ve 2020/2375 Karar … ilamında “Somut olayda, davalı payına isabet eden miktardan daha az bir kısmı kullanmakta olup davalının mevcut kullanımının davacının kullanımına engel olduğuna dair dosyada yeterli delil bulunmadığı gibi bu tasarruftan ötürü davacının zarara uğradığı da yöntemince ispat edilmiş değildir. Bu durumda, mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

D. Mahkemece 2. Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “…davalının 150/973 oranında paydaş olduğu taşınmazda hissesinin 124,25 metrekareye tekabül ettiği, fiilen kullanılan kısmın ise 121,57 metrekare olduğu, davalının kendi payından az kullanım gerçekleşen yerde davacının kullanımına engel durum teşkil eden, davacının zarara uğradığına dair ecrimisil ödenmesini gerektirir yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine” karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; paylı malı, diğer paydaşların hakları ile bağdaşmayan bir biçimde kullanan paydaşların, kullanmayan davacının haklarını, rayiç kira üzerinden ve onun payı oranında ödemekle yükümlü olduğunu, kötüniyetli zilyedin, taşınmazın haksız olarak alıkonulmasından kaynaklanan tüm zararlardan sorumlu olduğunu belirterek eksik incelemeye dayalı verilen kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Paylı mülkiyete konu bir taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununun, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açılmak suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.