Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4518 E. 2023/5513 K. 20.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 01:54


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4518
KARAR NO : 2023/5513
KARAR TARİHİ : 20.11.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/952 E., 2023/323 K.
DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ...
DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ :
KARAR : Davanın kabulüne


Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi, kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, 26561 ada 9 parsel sayılı taşınmazda, 20.04.2010 tarihli bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 130,64 m² alana el atmanın önlenmesine, bu ... içerisinde kalan ... duvarının yıkılmasına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, 9 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalıların ise 1 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, davalıların imar uygulaması öncesinde kendi taşınmazlarına duvar çektiklerini, ancak imar uygulaması yapıldıktan sonra duvarın vekil edenine ait parselin içinde kaldığını açıklayarak, el atmanın önlenmesini ve duvarın kâl'ini talep etmiştir.


II. CEVAP
Davalılar vekili, vekil edenlerinin imar uygulaması öncesinde mülk sahibi olarak yapıları yapıp ağaçlar diktiğini, davacı tarafın muhdesat bedelini ödemeden dava açtığını, bedel ödenmeden bu davanın açılamayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.02.2015 tarihli ve 2009/277 Esas, 2015/106 Karar sayılı kararıyla, taşkınlığa sebep olan imar uygulamasının idare mahkemesinde iptal edildiği, bu nedenle imar planı öncesine dönüleceği ve müdahale bulunmayacağı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.05.2015 tarihli ve 2015/6599 Esas, 2015/6712 Karar sayılı kararıyla; "imar öncesi duruma dönülmesi yönünde dava açması için davacıya önel verilmesi, dava açılması halinde sonucunun beklenmesi ve hasıl olacak sonuca göre eldeki davanın değerlendirilmesi gerekirken, imar uygulamasının idari yargıda iptalinin kendiliğinden imar öncesi durumu canlandıracağı kabul edilip yazılı biçimde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu" belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Mahkemenin 09.12.2016 tarihli ve 2015/476 Esas, 2016/522 Karar sayılı kararıyla, davacıya imar kayıtlarının canlandırılmasına yönelik dava açması için süre verildiği, davacı vekilinin dava açmadıklarını bildirdiği, imar uygulamasının idari yargıda iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu karara göre tarafların imar planı öncesine dönmesi gerektiği, davacı tarafça bozma ilamında belirtildiği şekilde dava açılmadığına göre, bu durumda taşınmaza müdahaleden söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

5. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.10.2019 tarihli ve 2018/7322 Esas, 2019/9227 Karar sayılı kararıyla; "dosya kapsamında yapılan araştırmada dava konusu parselin bulunduğu alanda yapılan imar işlemleri, idare mahkemesi kararı, idare mahkemesi kararından sonra yapılan işlemler, bu işlemler sonucunda davacı ve davalılar parsellerinin önceki ve sonraki durumları, mevcut durumda davacı parseline tecavüz bulunup bulunmadığı hususlarında duraksama yaratıldığı, dava konusu edilen parsellerin bulunduğu alanda yapılan imar işlemi ile Konya İdare Mahkemesi kararı sonrasında yapılan işlemlere ilişkin tüm kayıtların celbi ile, alanında uzman bilirkişiler vasıtası ile yapılacak inceleme neticesinde tüm kayıtların incelenerek, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 nci maddesi ve Konya İdare Mahkemesi kararı da göz önünde bulundurulmak suretiyle inceleme yapılması, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği" belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

6. Mahkemenin 21.09.2021 tarihli ve 2020/598 Esas, 2021/552 Karar sayılı kararıyla, bozma doğrultusunda yapılan inceleme sonunda dava konusu yerin, M9 No.lu imar uygulamasından sonra yapılan M417 No.lu imar uygulaması sonucunda da halen 9 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, Konya 2. İdare Mahkemesinin 2009/835 Esas sayılı kararıyla iptal edilen M9 No.lu imar uygulamasındaki eski 1 parsel ve M417 No.lu imar uygulamasıyla tescil edilen ... 12 parsel No.lu taşınmaz sınırındaki değişikliğin dava konusu 7 ve 9 parsel sınırlarını etkilemediği, buna göre 20.04.2010 tarihli raporun geçerli olduğu ve hükme esas alınması gerektiği anlaşıldığından, davanın kabulü ile dava konusu 26561 ada 9 parsel sayılı taşınmazda, 20.04.2010 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen ... renkte ... 130,64 m²'lik alana davalıların el atmalarının önlenmesine, bu ... içerisinde kalan ... duvarının yıkılmasına, karar kesinleştiğinde muhdesat bedeli olarak depo edilen 2.155,00 TL’nin davalılara eşit paylarla verilmesine karar verilmiştir.

7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Dairemizin 16.11.2022 tarihli ve 2022/2716 Esas, 2022/6961 Karar sayılı kararıyla; "mahkemece kâl'ine karar verilen muhdesatın bedelinin davacı tarafça depo edilmesine karar verilmiş ise de, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi de dikkate alınarak, muhdesatın güncel piyasa değerlerinin hesaplanması yoluna gidilmeksizin, 2010 tarihinde alınan bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı, ayrıca dava konusu 9 parsel sayılı taşınmazın güncel tapu kayıtlarının getirtilmesi gerektiği" belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan inceleme sonunda, toplam muhdesat değerinin 27.946,22 TL olduğu, bu bedelin mahkeme veznesine depo edildiği, dava konusu 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının güncel olduğu, yargılama sırasında davacı ...’in taşınmazı devrettiği, ... malikler ... ve ...’nın davacı sıfatıyla davayı takip ettikleri belirtilerek, davanın kabulüne, dava konusu 26561 ada 9 parsel sayılı taşınmazda 20.04.2010 tarihli bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 130,64 m² alana el atmalnın önlenmesine, bu ... içerisinde kalan ... duvarının yıkılmasına, karar kesinleştiğinde muhdesat bedeli olarak depo edilen 27.946,22 TL’nin hesapta biriken faiziyle birlikte davalılara eşit paylarla verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz başvurusunda, Belediye tarafından yapılan imar uygulamasının idare mahkemesi kararına aykırı olduğunu, muhdesatın muhtemel karar tarihi itibariyle güncel piyasa değerinin belirlenmesi gerekirken keşif tarihi itibariyle değerinin belirlenmesinin yerinde olmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığını, müvekkillerinin haksız işgalci olmayıp iyi niyetli olduklarını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin eksik belirlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 ... maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 ... maddesi

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.