Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4564 E. 2023/5793 K. 29.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 19:19


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4564
KARAR NO : 2023/5793
KARAR TARİHİ : 29.11.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/351 E., 2022/331 K.

KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacı köyün malik olduğu 69 parsel sayılı taşınmaz üzerinden davalının yol geçirerek dereden kum ocağına çakıl çektiğini, davacının taşınmazlarını kullanamadığını, delil tespiti dosyasında tespit edildiği üzere davalının davacıya ait taşınmazın 824 metrekarelik kısmına müdahale ederek kullandığını, 91 metrekarelik kısmında 0,5 metre derinliğinde, 463 metrerakelik kısmında 1,5 metre derinliğinde yol açarak kullandığını ileri sürerek davalının taşınmaza el atmasının önlenmesine, taşınmazın tarla vasfını değiştirerek kullandığı bölümlerin eski hale getirilmesine veya eski hale getirme bedeli olan 5.180,00 TL'nin tazminine, müdahalesi sonrasında taşınmazın kullanılamayan kısmı için yıllık 164,80 TL ecrimisile hükmedilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tespit dosyasında hatalı ölçüm yapıldığını, iddiaları kabul etmediklerini, davacı ...'nün önceki muhtarı ... ile 2011 yılında yapılan anlaşma ile davalı tarafından köy tüzel kişiliği için ve dava konusu taşınmazın iyileştirilmesi için yapılan işlerin karşılığı olarak 6 yıl süre ile taşınmazdan yol geçirildiğini, davalının haklı ve geçerli bir nedene dayalı olarak davacıya ait taşınmazın bir kısmını kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; keşif yapılmaksızın, duruşmada dinlenilen tanık beyanları, ceza dosyası ve diğer deliller kapsamında davalının dava konusu taşınmazı önceki köy muhtarı ile yaptığı anlaşma doğrultusunda kullandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8.Hukuk Dairesince: “…dava konu 69 parsel sayılı taşınmazın davacı Köy Tüzel Kişiliği adına tapuda kayıtlı olduğu, delil tespiti dosyası ile davalının da kısmi ikrarına göre dava konusu taşınmaz üzerinden yol geçirmek sureti ile davalının dereden çakıl taşıdığı, davalının taşımazdaki kullanımını dosyaya fotokopisini sunduğu 07.04.2011 tarihli ‘Uzlaşma Tutanağı’ başlıklı belgeye dayandırdığı, belgenin altının Köy Mührü ile şirket kaşesi olmaksızın Köy adına Muhtar ...'ın, şirket adına ise ... ...'in imzaladığı, belge içeriğine göre taşınmaz üzerinde davalı şirket tarafından iyileştirmeler yapıldığı, yapılan işler karşılığı Köy'den para alınmayacağı, bunun karşılığında ise 6 yıl süre ile tarlanın bir kısmını kendi kum ocaklarına geçerken yol olarak kullanması konusunda anlaşmaya varıldığı, 17.12.2015 tarihli Köy Muhtarının cevabi yazına göre taşınmazın kiralanması konusunda Köy Karar defterinde bir kararın olmadığı gibi davalının da sunduğu Uzlaşma Tutanağı başlıklı belgenin ticari kayıt ve defterlerinde bulunduğuna dair bir savunmasının olmadığı,…Mahkemece davanın reddine dayanak yapılan 07.04.2011 tarihli fotokopi şeklindeki belgenin sadece dönemin köy muhtarı tarafından imzalandığı, buna ilişkin Köy Karar Defterinde Köy İhtiyar Meclisince alınmış bir karar da olmadığı, bu belgeye dayalı olarak davalının kullanımının geçerli ve haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.12.2022 tarihli ve 2020/351 E. ve 2022/331 K. sayılı kararıyla; keşifte dinlenilen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda alınan raporda ecrimisilin toplamda 1.159,99 TL olarak hesap edildiği, bilirkişilerin ikinci ek raporlarında kazılan kısmın eski hale getirme bedelinin 5.180,00 TL olduğunu bildirdikleri, 895,34 metrekarelik kısma davalı tarafın müdahalesinin men'inin gerektiği, ayrıca takas mahsup def''inin süresinde ve usulünce ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğunu, davalı şirket yetkilisinin hakkı olmayan yere tecavüz suçundan beraat ... kararın kesinleştiğini, takas-mahsup taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, kendilerinin taşınmazı kullanılır hale getirdiğini, zamanaşımı def’inin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; el atmanın önlenmesi, ecrimisil, eski hale getirme istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş ... haklardandır.

2. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

3. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, özellikle hükmün 2. bendinde eski hale iade bedeline hükmedilmiş olması nedeniyle 1. bentteki eski hale getirme iadenin davacı tarafından yerine getirileceğinin anlaşılmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,


Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.