Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4688 E. 2023/5331 K. 06.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 01:53
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4688
KARAR NO : 2023/5331
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/676 E., 2023/909 K.
DAVALILAR : ... vekilleri Avukat ... vd., ... vekilleri Avukat ... vd., ... vekili Avukat ..., ...
DAVA TARİHİ :
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16724 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
2. Davalı ... vekili beyan dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binadaki dairelerin bir kısmının müvekkiline ait olduğunu, bu nedenle İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/153 Esas sayılı dosyası ile mülkiyet tespiti davası açıldığını belirterek, bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.04.2016 tarihli ve 2015-716 Esas, 2016-345 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile 16724 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 21.04.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.05.2017 tarihli ve 2016/9619 Esas, 2017/3884 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binadaki dairelerin bir kısmı için davalı ... tarafından İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2016/153 Esas sayılı dosyasıyla muhdesatın aidiyetinin tespiti istemiyle dava açıldığı belirtilerek, muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir, gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, dava konusu 16724 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, satış bedelinin, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ile ayrı ayrı belirlenen bina ve arsa değerinin toplam miktarı üzerinden yüzdelik hesabı sonucunda bina değerine isabet eden % 4,48 oranındaki tutarın satış ve mahkeme masrafları çıktıktan sonra İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/298 Esas ve 2022/342 Karar sayılı ilâmı ile muhdesatın aidiyeti davası açan ve lehlerine karar verilerek kesinleşen ilâm uyarınca muhdesatın aidiyeti davasının davacıları, eldeki davanın davalıları olan ..., ... ve ... ...'ya pay edilmesine; bina ve arsa değerinin toplam miktarı üzerinden yüzdelik hesabı sonucunda hesaplanan % 95,52 oranındaki tutarın ise satış ve mahkeme masrafları çıktıktan sonra bilirkişilerce düzenlenen 07.03.2016 tarihli raporun 5 ... sayfasının sonuç bölümünde gösterilen oranlar üzerinden malikler arasında pay edilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerindeki bir kısım yapıların hangi hissedarlara ait olduğunun mahkeme kararıyla tespit edildiğini, bu nedenle ortaklığın fiili taksim suretiyle giderilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece sözlü yargılamaya davet edilmeden hüküm tesis edildiğini, ... ... tapu kayıt maliki olmasına rağmen davada taraf olarak yer almadığını, fiili taksim suretiyle ortaklığın giderilmesinin mümkün olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yargılama sırasında tapu kayıt maliki olan ... ... ve ...’ya yer verilmediğini, eksik inceleme sonucu hüküm tesis edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri hâlinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK'nın 165 ... maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
3. Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi hâlinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibarıyla arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) ... kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması hâlinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
3. Değerlendirme
1. Dava konusu 16724 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliki ... ...’nın davada taraf olarak yer almadığı anlaşıldığından; adı geçen paydaş sağ ise kendisinin, ölü ise ilgililerinden mirasçılık belgeleri alınarak mirasçıları usulüne uygun olarak davaya dahil edildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekir.
2. Mahkemece 16.02.2023 tarihinde kesinleşen muhdesat aidiyetinin tespiti davasının sonucunun beklenmiş olmasına rağmen, bozma ilâmı öncesi alınan 07.03.2016 tarihli bilirkişi raporundaki değerlere göre yargılama sırasında gerçekleşen pay devirleri dikkate alınmadan infaza elverişli olmayan şekilde hüküm tesis edilmiştir.
O halde Mahkemece; muhdesat aidiyetinin tespiti davasındaki oranlar dikkate alınarak yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişiden rapor alınarak infaza elverişli şekilde bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinin 3 üncü fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.